Kim bu şeytan? Nerede bu, nasıl bir şey? Şeytan, Kaf dağının ardı gibi uzaklarda değil. İnsanın hemen burnunun dibinde… Akıl gözüyle bakmadıkça, burun dibinde duran şeytanı görmek ne mümkün. İnsan, şeytana akıl erdirmediğinde onun kurduğu tuzağa bir gün burun üstü düşer. Şeytanın insana benliğini unutturan kibir, kin, haset gibi tuzaklarını unutmamak gerek. Kibir denilen kötü haslete esir düşen insan burnunun dibinde olup bitenlerden bi haberdir. Şeytan, insanın görünmez düşmanıdır. Hem de, Âdem ve Havva’dan beri. Amentü ehli, şeytanı Allah’ın Kur’an da bildirdiği biçimiyle, ilmiyle bilir. Şeytan konusunda ifrata veya tefrite kaçmamak lazım.

1990’lı Yılların başlarında benimde çalıştığım bir KİT’e ait işletmenin fabrikalarındaki gece vardiyalarından birinde henüz işletmeye yeni atanmış bir bayan mühendis gecenin bir yarısı bölümleri telefonla kontrolü sırasında karşıdan gelen: “Alo, ben şeytan!” hitabından korkmuş. Hemen, bağlı bulunduğu bölümün başmühendisi ile Güvenlik Amirine: “Acele gelin. Fabrikada şeytan var.” demiş. Başmühendis, hadiseyi anlamış: “O şeytan, bizim şeytan. Bizim işçilerden birisi. O da şu an işte olmalı. Ona herkes şeytan, der. O nedenle, o da kendisine “Ben şeytan” der. Korkulacak durum yok.” deyip hadiseyi yatıştırmış. Ne hazin ki insan insanla iletişim kurmakta zorlanıyor ama şeytanla iletişime çabuk geçebiliyor. Hele şeytanlaşan insanların iletişimi çok daha kolay ve etkili... Onların şerri daha tehlikeli…

Şeytan, gözüne kestirdiği insana musallat olur. Şöhret, servet ve şehvetin cazibesiyle insanın iştahını kabartır. Allah, yeryüzünde varlıklar içerisinde en değerli varlık olarak insanı yaratacağını melekler âlemine bildirdi. Meleklere ona secde etmesini emir buyurdu. Şeytan hariç bütün melekler Allah’ın emrine uydu. Allah, şeytana: “Sen, neden emrimi yerine getirmedin?” buyurdu. Şeytan, hasetliğinden insanın üstün vasıflı yaratılışını kabullenmedi. O nedenle insana düşman kesildi. Şeytan, Allah’a: “İnsanı topraktan beni ateşten yarattın. Ben insandan daha üstünüm.” dedi. Allah’ta, ona: “Lanetledim seni, defol.” buyurduğunda şeytan, Allah’a: “İnsanı kendime düşman seçtim. Bana izin ver. Bundan sonraki varlık idealim insanı aldatıp cümle âleme rezil rüsva etmek.” dedi. Allah’ta, kıyamete kadar sana izin. Kimleri kandırıp doğru yolundan saptıracaksan saptır.” buyurdu. İnsan ve şeytan ikisi de imtihanda… İmtihanı kimin kazanıp kaybedeceği Kur’an’da bildirilmekte… Öyle insanlar var ki, şeytanın moral kaynağıdır.

Öyle insanlarda vardır ki, şeytanın korkulu rüyası. Şeytan bu tip insanların yanlarından geçmeye cesaret dahi edemez. Şeytanın korktuğu insanlar ilmiyle amil adiller, arifler, akiller, merhametliler, izan, irfan, insaf ve vicdan sahipleridir. Şeytanı yanından yöresinden püskürtmek isteyen dürüst, adil, merhametli ve doğru sözlü olmalı. Kur’an’dan Fatiha, Ayetelkürsi, İhlas, Felâk ve Nas surelerini sık sık okunmalı. Bu sureler okunduğunda şeytanın diz bağları çözülür de yürüyecek hali kalmaz. Gözleri kör olur da, görecek dermanı olmaz. Dili dolaşır, başkasını kandıracak mecal bulamaz. Bu sureler şeytanın zehrine, panzehirdirler. Müslüman öyle yaşa ki, sen şeytandan değil şeytan senden korksun.

Şeytan insanın adaletinden, merhametinden, hakkaniyetinden, dürüstlüğünden korkar. Şeytan, Müslümanın mağdurun, mahzunun, mazlumun, masumun elinden tutmasından korkar. O nedenle şeytan insanlar arasına nifak, fitne sokmaya çalışır. İnsanlar arasında haset, yalan, gıybet, iftira, dedikodu gibi kötü huyları cazip hâle getirmeye çalışır. İnsanların dürüst davranışlı, doğru sözlü, hakkaniyetli ve merhametli olmaları şeytanı kahreden etkin davranışlardır. Müslüman, şeytan senin iyi hallerinle kahrolsun ki, kendi kötü vasıflarıyla seni kahredecek fırsatı bulamasın. Şeytanı şeytan yapan üç hasletin birincisi haset, ikincisi kibir ve üçüncüsü yalancılıktır. Şeytan evvel emirde insana haset etti. İnsana karşı kibirlendi. Yalanları ile Âdem ve Havva’yı kandırdı. Onların cennetten atılmalarına neden oldu. Müslüman şeytanın yalanına kanma, kibrine aldanma, hasetliğine fırsat verme.

Ömrünüz uzun, kazancınız bereketli olsun! Hoşça kalın! Dostça kalın!