Toplumda sıkça duyduğumuz bir yanılgı var: Uyuşturucu maddeler yasadışı olduğu için en büyük tehlike onlardan geliyor, alkol ise "sosyal içecek" olarak kabul edilip daha masum görülüyor.

Ancak bilimsel veriler bu görüşü tamamen çürütüyor.

Alkol, birçok uyuşturucu maddeden daha fazla zarar veriyor – hem bireye hem de topluma.

Bugün bu gerçeği, somut araştırmalar ışığında ele alalım.

2010 yılında ünlü tıp dergisi The Lancet'te yayımlanan bir çalışma, bu konuyu netleştirdi. İngiltere Bağımsız Bilimsel Uyuşturucu Komitesi'nden Prof. David Nutt ve ekibinin yaptığı çok kriterli analizde, 20 madde (yasal ve yasadışı) zarar açısından sıralandı.

Sonuç?

Alkol, toplam zarar skorunda birinci sırada yer aldı (72 puan).

Onu eroini (55) ve crack kokain (54) izledi.

Alkol, bireysel zarardan ziyade topluma verdiği zarar nedeniyle (aile yıkımı, şiddet, trafik kazaları, ekonomik kayıplar) bu kadar yüksek puan aldı.

Neden mi?

Çünkü alkol yaygın. Herkes erişebiliyor, sosyal olarak teşvik ediliyor.

Uyuşturucular ise sınırlı kullanıcı kitlesine sahip. Ama bireysel olarak eroini veya crack daha yıkıcı olsa da, alkolün toplumdaki etkisi kat kat fazla.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, yılda yaklaşık 3 milyon ölüm alkolün zararlı kullanımından kaynaklanıyor – bu, tüm ölümlerin yüzde 5'ini aşıyor. Kanser, karaciğer sirozu, kalp hastalıkları, trafik kazaları, şiddet olayları...

Hepsinin arkasında alkol var.

Türkiye'ye bakalım: Yeşilay ve TÜİK verileri, alkol kullanımının azalmadığını, hatta bazı kesimlerde arttığını gösteriyor.

Trafik kazalarının önemli bir kısmında, aile içi şiddetin yarısında, cinayetlerin önemli oranında alkol rol oynuyor.

Üstelik alkol, uyuşturucuya geçişte köprü görevi görüyor: Madde bağımlılarının büyük çoğunluğu önce sigara ve alkolle başlıyor.

Peki, neden alkol bu kadar "kabul edilebilir"? Yasal olması, reklamları, kültürel normlar...

Ama zararını gizlemiyor bu.

Esrar veya ecstasy gibi maddeler bireysel zarar açısından alkolden düşük puan alırken, alkol toplum sağlığını daha fazla tehdit ediyor.

Sonuç olarak, alkol uyuşturucudan "daha az zararlı" değil – birçok açıdan daha fazla.

Politikalarımızı gözden geçirmeliyiz: Daha sıkı düzenlemeler, eğitim kampanyaları, gençlere gerçekleri anlatmak.

Çünkü en büyük tehlike, gözümüzün önünde olanı görmezden gelmek…

AZ DA SAĞLIK…

Covid’in “iyi” bir yanı olduysa, o da şuydu:

Bilimin, işine gelmeyince ne kadar esnetilebildiğini gördük.

Ruhsatı tartışmalı aşılarla milyonlara deneysel uygulamalar yapılabildiğini,

“morglarda yer kalmadı” videolarıyla bilim dışı maske, sokağa çıkma ve aşı zorlamalarının ne kadar kolay dayatılabildiğini yaşadık.

Her hafta mutasyon geçiren bir virüse karşı tüm dünya nüfusunu aşılamaya kalkıştılar.

Doktorların bilimsel makaleleri az okuduğunu biliyordum;

bu kadar az okuduklarını Covid’de öğrendik.

Covid bize şunu da gösterdi:

İnsanda hiç kullanılmamış bir mRNA teknolojisi için, başta doktorlar olmak üzere, insanların nasıl kuyruk oluşturabildiğini.

Dr. Özcan Yücel

NE DEMİŞ?…

“Kendini olduğundan az göstermek, alçakgönüllülük değil, budalalıktır; kendine değerinden az paha biçmek korkaklıktır, pısırıklıktır. Kendini olduğundan fazla göstermek de, çoğu kez gururdan değil budalalıktandır.”

-Michel de Montaigne