Görevden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in, yerine kayyum atanmasına karşı açtığı iptal davası İstanbul 9. İdare Mahkemesi tarafından karara bağlandı. Mahkeme, Özer’e yönelik "terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla verilen hapis cezasını dayanak göstererek, İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy’un kayyum olarak atanması işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığına hükmederek davanın reddine karar verdi.
Mahkeme Atama Kararını Mevzuata Uygun Buldu
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılması ve belediye yönetimine kayyum atanması işleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İstanbul 9. İdare Mahkemesi’ne başvurmuştu. 6 Şubat tarihinde verilen kararda mahkeme heyeti, idari işlemin tesis edildiği süreçteki yasal dayanakları inceledi. Kararın gerekçesinde, kamu hizmetinin sürekliliği ve belediye yönetimine yönelik iddiaların ciddiyeti göz önünde bulundurularak, Can Aksoy’un belediye başkan vekili olarak atanmasında usul ve yasaya aykırı bir durum tespit edilmediği belirtildi.
Hapis Cezası Kararın Gerekçesi Oldu
İdare Mahkemesi’nin davanın reddine ilişkin hükmünde, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararı belirleyici rol oynadı. Hatırlanacağı üzere, 23 Ocak tarihinde sonuçlanan ceza davasında Ahmet Özer, "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. İdare Mahkemesi, verilen bu hapis cezasına atıfta bulunarak, belediye başkanının görev başında kalmasının kamu yararı açısından risk oluşturabileceğine dair idari takdirin yerinde olduğuna işaret etti. Bu karar ile birlikte, Esenyurt Belediyesi'ndeki mevcut yönetim yapısının devamı hukuken de tescillenmiş oldu.

"Kent uzlaşısı" kapsamında yürütülen bir soruşturma neticesinde tutuklanan Ahmet Özer’in ardından, Esenyurt Belediyesi’ne Ekim 2025’te kayyum atanmıştı. Türkiye genelinde büyük yankı uyandıran bu gelişme sonrası Özer, tutukluluk hali devam ederken avukatları aracılığıyla idari yargıya başvurarak göreve iadesini talep etmişti. 2026 yılının başında gelen ağır ceza mahkumiyeti, idari davanın da seyrini doğrudan etkiledi.


