Orta Doğu’da gerilim hattı yeniden en üst seviyeye tırmandı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik olası bir askeri harekat öncesinde bölgedeki güç sevkıyatını artırdığı ve hedef listelerini güncellediği öğrenildi. Washington yönetimi bir yandan Tahran’a yönelik ekonomik yaptırımları sıkılaştırırken, diğer yandan devasa askeri yığınakla askeri seçenekleri masada tutmaya devam ediyor.
Bölgeye Üçüncü Uçak Gemisi Saldırı Grubu Sevk Ediliyor
Wall Street Journal’ın aktardığı bilgilere göre, ABD Ordusu Orta Doğu’daki askeri varlığını rekor seviyeye çıkarıyor. Bölgede halihazırda konuşlu bulunan iki uçak gemisi saldırı grubuna ek olarak, üçüncüsünün de Pasifik Okyanusu üzerinden Orta Doğu’ya doğru seyre başladığı bildirildi.
Bölgede bulunan yaklaşık 20 Amerikan savaş gemisi sayısının yeni katılacak unsurlarla 24’ü aşması beklenirken, deniz piyadelerini taşıyan amfibi hücum gemilerinin de bölgeye ulaştığı kaydedildi.
İsrail Hedef Listesini Güncelledi: Nükleer ve Enerji Tesisleri Masada
İsrail cephesinde ise askeri hazırlıklar hız kazandı. Başbakan Binyamin Netanyahu’nun, İran’a yönelik yeni ve kapsamlı bir harekat düzenlenmesi konusunda Washington ile temaslarını sürdürdüğü belirtildi. İsrail ordusu tarafından güncellenen ve birkaç gün sürmesi planlanan ağır bombardıman haritasının, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’e de sunulduğu ifade edildi.
Atlantic dergisinde yer alan iddialara göre, olası bir saldırıda vurulacak stratejik hedefler şunlardan oluşuyor:
-
İran’ın balistik füze ve insansız hava aracı (İHA/SİHA) cephanelikleri,
-
Kritik enerji ve petrol altyapı tesisleri,
-
Nükleer araştırma ve zenginleştirme merkezleri.
Tahran’dan Körfez Ülkelerine Uyarı: Müzakere Şartı Askeri Seçeneklerin Masadan Kalkması
ABD ve İsrail’in askeri hamlelerine Tahran yönetiminden tepki gecikmedi. İran makamları, ABD’nin doğrudan ya da dolaylı bir saldırı başlatması halinde sadece İsrail’i değil, ABD’ye üs sağlayan Körfez ülkelerindeki hedefleri de vurabileceklerini ilan etti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise diplomasi kapılarının kapanma noktasına geldiğine işaret ederek, Washington yönetimi askeri tehditleri ve masadaki saldırı seçeneklerini tamamen ortadan kaldırmadığı sürece müzakere masasına oturmayacaklarını altını çizdi. Orta Doğu'da diplomasi kanalları tıkanırken, bölgesel savaş riski her geçen saat artıyor.



