ESKİŞEHİR

Yenilikçi Sağlık Sen'li Tekin'den Memura 'e-Devlet'li Sendika ve Grev Hakkı Çağrısı

Yenilikçi Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Abdulbaki Tekin, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nun değiştirilmesi için grev hakkından şeffaf denetime kadar 9 maddelik radikal bir reform çağrısında bulundu.

Yenilikçi Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Yenilikçi Sağlık Sen) Genel Başkan Yardımcısı Abdulbaki Tekin, kamu sendikacılığının işlevselliğini yitirdiğini belirterek 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun ivedilikle değiştirilmesi gerektiğini savundu. Kamu çalışanlarına yönelik sendikal algıyı ve işleyişi kökten değiştirecek 9 maddelik bir reform paketi öneren Tekin; memurlara grev hakkı verilmesinden, e-Devlet üzerinden üyelik işlemlerine, lüks harcamaların kısıtlanmasından Sayıştay denetimine kadar çok konuşulacak önerilerde bulundu. Tekin, bu düzenlemelerin hayata geçmesi durumunda kamu sendikacılığına olan inancın yeniden tesis edileceğini vurguladı.

"İlk Madde Memura Grev Hakkı Olmalı"

Kamu sendikalarının mevcut yasal mevzuat nedeniyle masada yeterince güçlü duramadığını ifade eden Yenilikçi Sağlık Sen Genel Başkan Yardımcısı Abdulbaki Tekin, reformun ilk adımının grev hakkı olması gerektiğini belirtti. Tekin, "4688 sayılı kanunun ilk maddesi olarak kamu çalışanlarına mutlaka yasal grev hakkı tanınmalıdır. Grev hakkı olmayan bir sendikacılık, toplu sözleşme masasında eksik kalmaya mahkumdur" dedi. Tekin ayrıca, bürokratik engelleri ve sendikal baskıları azaltmak adına işçi sendikalarında olduğu gibi memurlarda da sendika üyelik ve istifa işlemlerinin tamamen e-Devlet kapısı üzerinden yürütülmesi çağrısını yaptı.

"Sendikal Konfor ve Ağalık Algısı Ortadan Kaldırılmalı"

Sendika yöneticilerinin maaşları ve üye aidatları üzerinden oluşan "sendikal konfor" eleştirilerine de değinen Genel Başkan Yardımcısı Tekin, mali şeffaflık ve harcama sınırlandırması için şu sert ve net tedbirlerin kanunlaştırılmasını istedi:

  • Aidat Sınırı: Sendikaların üyelerden kestiği aidat miktarının asgari binde bir, azami binde üç oranını geçmemesi sağlanmalı, böylece "sendikal ağalık" algısı yıkılmalıdır.

  • Maaş Üst Limiti: Sendika yöneticilerinin kurumlardan aldığı ücretlere yasal bir üst limit getirilmeli, harcama kalemleri kesin sınırlarla denetlenmelidir.

  • Dış Denetim: Şeffaflık ilkesi gereği tüm sendikalar; Devlet Denetleme Kurulu (DDK), Sayıştay ve zorunlu Bağımsız Denetim kuruluşlarının denetimine açık hale getirilmelidir.

  • Bakanlık Takibi: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, tüm sendikaların yasal mevzuatlara uyup uymadığını titizlikle incelemelidir.

"Mobbing Yapan Yönetici Ceza Almalı, Toplu Sözleşme Tek Ele Bırakılmamalı"

Kamuda yaşanan sendikal ayrımcılık ve baskı iddialarına karşı da radikal adımlar atılması gerektiğini kaydeden Abdulbaki Tekin, yönetici pozisyonunda olan bürokratların sendikaların herhangi bir organında görev almasının kanunla yasaklanmasını talep etti. Tekin, "Sendikal ayrımcılık, baskı ve mobbing uygulayarak çalışanları belli yapılara zorlayan yöneticilerin kanun gereği ağır cezalar almasını sağlayacak yaptırımlar getirilmelidir" diye konuştu.

Toplu sözleşme masasının tek bir konfederasyon veya sendikanın tekelinden çıkarılması gerektiğini de sözlerine ekleyen Tekin, son olarak şu önerilerde bulundu: "Çalışma Bakanlığı, hizmet kollarına göre ilgili tüm sendikalar ile yılda en az iki defa resmi danışma kurulu toplantıları organize etmelidir. En önemlisi, toplu sözleşmenin yükü ve yetkisi sadece bir sendikaya verilerek süreç kilitlenmemeli; tüm sendikaların masaya katılımı sağlanarak sorumluluk eşit şekilde paylaşılmalıdır. Ancak bu şeffaflık, denetim ve sendikal özgürlük adımlarıyla kamu sendikacılığına olan güveni yeniden inşa edebiliriz."