Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, radar interferometri teknolojisiyle Türkiye’nin deprem haritasını yeniden yorumladı. Van'ın doğusunda, geçmişte büyük deprem kaydı olmayan 250 kilometrelik bir hattın yıllık bazda Türkiye’nin en yüksek stres birikimine sahip olduğunu belirten Kutoğlu, bu sistemin tek seferde kırılması durumunda Hatay benzeri bir yıkımın yaşanabileceği konusunda uyardı.

Türkiye’nin En Gergin Fay Hattı Haritası

Radar Verileri Tehlikeyi Kanıtladı

Uydu teknolojileri kullanılarak yapılan milimetrik ölçümler, yer kabuğundaki sismik gerginliğin Van bölgesinde tehlikeli boyutlara ulaştığını gösteriyor. Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, bölgedeki 250 kilometre uzunluğundaki fay sisteminin "homojen" bir gerginlik taşıdığını ifade etti. Bu durum, fay hattının parçalar halinde değil, tek bir blok olarak aynı anda kırılabileceği anlamına geliyor.

"Hatay Benzeri Bir Felaket İhtimal Dahilinde"

Haritalardaki kırmızı bölgelerin yoğunluğuna dikkat çeken Kutoğlu, "Burası 6 Şubat 2023'te Hatay'da gördüğümüz gibi 250 kilometrenin aynı anda çalışması ihtimalini barındırıyor. Nüfusun çoğu batıda olduğu için sürekli orayı konuşuyoruz ama bizim verilerimiz bu bölgenin Türkiye'nin en fazla gerilen yeri olduğunu gösteriyor" dedi. Geçmişte 1976'da 7.3 büyüklüğünde deprem üreten Çaldıran Fayı da bu riskli sistemin bir parçası olarak görülüyor.

Türkiye’nin En Gergin Fay Hattı Haritası Çıkarıldı!

📊 Bölgedeki Sismik Risk Tablosu

Bölge / Fay Hattı Uzunluk Tarihsel Veri Risk Durumu
Çaldıran Hattı 250 KM Kaydedilmiş büyük deprem yok Çok Yüksek / Homojen Gerginlik
Van (Merkez) - 2011 (7.2 Büyüklüğünde) Kısmi Enerji Deşarjı
Geçmiş Sarsıntılar - 1647 ve 1976 (7.3) Tekrarlanma Periyodunda
Gözlem Tekniği - Radar İnterferometri Uzaydan Milimetrik Takip

2011 Depremi Tehlikeyi Bitirmedi

Kamuoyunda 2011 Van depreminin bölgedeki enerjiyi boşalttığına dair yanlış bir algı olduğunu belirten uzmanlar, o sarsıntının devasa sistemin sadece küçük bir parçasını etkilediğini vurguluyor. Haritadaki "kırmızı alanların" büyüklüğü, 2011'deki kırılmanın arka plandaki ana mekanizmayı durdurmaya yetmediğini, aksine stresin kuzey ve güney uçlara transfer olmuş olabileceğini kanıtlıyor.

Neden Şimdi?

Tektonik plakaların birbirine uyguladığı basınç, radar uyduları tarafından anlık olarak izlenebiliyor. Prof. Dr. Kutoğlu'nun paylaştığı harita, sadece bilinen 500 fayı değil, henüz haritalandırılmamış yer altı kırıklarını da kapsıyor. Bu teknoloji, depremin zamanını tam olarak söyleyemese de, yerin altındaki "barut fıçısının" nerede dolduğunu net bir şekilde gösteriyor.

Kaynak: Haber Merkezi