Türkiye'nin ham çelik üretiminde yılın ilk 9 ayında artış kaydedildi. Türkiye Çelik Üreticileri Derneğinden (TÇÜD) edinilen bilgilere göre, eylül ayında ham çelik üretimi geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0,8 artarak 3,2 milyon ton oldu. Ocak-eylül dönemindeki toplam üretim ise yüzde 6,1 yükselişle 29,8 milyon tona ulaştı.
Nihai mamul tüketimi eylül ayında yıllık bazda yüzde 6,9 azalarak 2,9 milyon tona geriledi. Yılın 9 aylık döneminde ise tüketim yüzde 2,2 artışla 29,5 milyon ton olarak gerçekleşti.
Çelik İhracatı Değer Bazında Arttı
Çelik ürünleri ihracatı, eylülde geçen yılın aynı ayına göre miktar bakımından yüzde 6,4 azalarak 1,3 milyon tona geriledi. Buna karşın ihracatın değeri yüzde 0,8 artışla 902,6 milyon dolara yükseldi.
Ocak-eylül döneminde ise çelik ihracatı miktar bazında yüzde 1,9 artarak 11,6 milyon tona, değer bazında yüzde 2,6 yükselerek 7,9 milyar dolara çıktı.
İthalatta 9 Aylık dönemde Gerileme
Çelik ürünleri ithalatı, eylül ayında geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 22,3 azalarak 1,2 milyon tona düştü. İthalatın değeri de yüzde 12,8 gerileyerek 908,4 milyon dolar oldu.
Ocak-eylül döneminde ithalat miktarı yüzde 5,7 azalışla 13,3 milyon tona, ithalat değeri ise yüzde 5,3 düşüşle 9,4 milyar dolara geriledi. Geçen yılın aynı döneminde yüzde 77,9 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yıl yüzde 84,4'e yükseldi.
Sektörün Gündeminde Sürdürülebilir Rekabet Var
TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, Avrupa Birliği'ne (AB) yönelik çelik ürünleri ihracatının Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve kota uygulamalarının etkisiyle yüzde 23 azaldığını bildirdi. Yayan, bu pazara ihracatın yaklaşık 1,1 milyon tonluk kayıpla 3,7 milyon tona gerilediğini belirtti.
ABD, İngiltere ve Latin Amerika gibi alternatif pazarlara yönelik ihracatta artış yaşandığını ancak bu artışların kısa vadede AB pazarındaki kaybı telafi etmesinin mümkün görünmediğini ifade eden Yayan, sektörün rekabet gücüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yayan, "Önümüzdeki dönemde ihracat kompozisyonunun daha yüksek katma değerli ürünler lehine geliştirilmesi, düşük karbonlu çelik üretimine yönelik yatırımların hızlandırılması, iç piyasada dampingli ve devlet destekli ithalatın fiyat baskısının sınırlandırılması, sektörün sürdürülebilir rekabet gücü açısından önem taşıyor." ifadelerini kullandı.





