Dört kişilik bir ailenin sadece sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı, yani açlık sınırı 30 bin 143 TL seviyesini aşarak tarihi bir rekora imza attı. Açıklanan bu rakam, 2026 yılı için belirlenen asgari ücretin tam 2.068 TL üzerinde kaldı. Diğer bir deyişle, milyonlarca işçi daha yeni yıla girmeden "açlık sınırı altındaki" bir gelirle yaşam mücadelesi vermeye mahkûm oldu.
Yoksulluk sınırı 100 bin TL kapısına dayandı
Bir ailenin gıda harcamasının yanı sıra kira, elektrik, su, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu giderlerini kapsayan yoksulluk sınırı ise 98 bin 188 TL’ye fırladı. Bekar bir çalışanın tek başına hayatta kalma maliyeti ise aylık 39 bin TL’yi geçti. Bu veriler, dört kişilik bir ailede iki kişi asgari ücretle çalışsa dahi, hanenin yoksulluk sınırının yarısına bile ulaşamadığını çarpıcı bir şekilde kanıtlıyor.
Mutfak enflasyonunda yıllık artış %43’e dayandı
Gıda fiyatlarındaki tırmanış hız kesmeden devam ediyor. Ankara merkezli yapılan araştırmaya göre, mutfak enflasyonu Aralık ayında bir önceki aya göre %1,06 oranında artış gösterdi. Son bir yıllık dönemdeki toplam gıda enflasyonu ise %42,97 olarak kayıtlara geçti. Dar gelirli vatandaşın en büyük gider kalemi olan mutfak harcamaları, yıllık ortalamada %40'ın üzerinde bir yük oluşturdu.
Alım gücü her geçen gün eriyor
Araştırma sonuçları, çalışanların alım gücünün barınma ve ulaşım gibi en temel kalemlerde dahi yetersiz kaldığını gösteriyor. Sosyal devlet ilkesi gereği insanca yaşam hakkına vurgu yapılan değerlendirmelerde, mevcut ücret seviyelerinin sağlıklı beslenmek için bile yeterli olmadığı ifade ediliyor. 2026 yılına girerken yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı, işçi sınıfının omuzlarındaki yükü daha da ağırlaştırıyor.



