Teşhis edilmemiş veya yetersiz tedavi edilmiş tiroid hastalıklarının yaşam kalitesi üzerindeki etkilerine dikkat çekmek amacıyla her yıl 25-31 Mayıs tarihleri arasında Uluslararası Tiroid Farkındalık Haftası düzenleniyor. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD) ve Merck Türkiye'nin desteklediği çalışmalar kapsamında, dünya genelinde yaklaşık 350 milyon kişiyi etkileyen tiroid fonksiyon bozukluklarının erken tanısının önemi vurgulanıyor.
Boyutu Küçük Etkisi Büyük Organ: Tiroid Bezi
Nefes borusunun ön kısmında yer alan ve ortalama 20 gram ağırlığında olan tiroid bezi, küçük yapısına rağmen insan vücudunda hayati fonksiyonları yönetiyor. Salgıladığı hormonlar aracılığıyla metabolizmanın düzenlenmesinden enerji seviyelerine, kalp ritminden zihinsel süreçlere kadar pek çok mekanizmayı kontrol ediyor. Bu bezin normalden az ya da fazla çalışması vücudun genel dengesini bozarak yaşam konforunu doğrudan aşağı çekiyor. Açıklanamayan kilo değişimleri, kronik yorgunluk, uyku bozuklukları, çarpıntı, saç dökülmesi, cilt kuruluğu ve kaygı gibi durumlar tiroid bezindeki bir düzensizliğin habercisi olabiliyor.
Belirtiler Günlük Stres ve Yorgunlukla Karıştırılıyor
Tiroid bezinin fonksiyonunu tam olarak yerine getiremediği durumlarda halsizlik, soğuğa veya sıcağa karşı aşırı hassasiyet, ses kısıklığı, yüzde ve vücutta şişkinlik, kas ağrıları, ellerde titreme ve depresif ruh hali gibi geniş bir yelpazede şikayetler oluşabiliyor. Söz konusu belirtiler çoğunlukla günlük yaşamın yoğun temposu, stres veya başka sağlık problemleriyle bağdaştırıldığı için tanı ve tedavi süreçlerinde gecikmeler yaşanıyor. Uzmanlar, vücuttaki bu değişimlerin yakından gözlenmesi ve şikayetlerin devam etmesi halinde zaman kaybetmeden uzman bir hekime başvurulması gerektiğinin altını çiziyor.
TSH Testi ile Erken Tanı Mümkün
Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Tiroid Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Alptekin Gürsoy, ülkemizdeki tiroid hastalığı görülme sıklığının oldukça yüksek seviyelerde seyrettiğini ifade etti. Toplumsal farkındalığın bu noktada hayati bir rol oynadığını belirten Prof. Dr. Gürsoy, açıklanamayan kilo dalgalanmaları ya da ani duygu durum değişiklikleri yaşayan kişilerin mutlaka TSH (Tiroid Uyarıcı Hormon) testi gibi basit kan tetkikleriyle durumlarını kontrol ettirmeleri gerektiğini, bunun erken tanı ve başarılı bir tedavi süreci için en temel basamak olduğunu aktardı.
Dünya genelinde milyonlarca insanı doğrudan etkileyen tiroid hastalıkları, küresel ölçekte yaklaşık 350 milyon kişide görülmesine rağmen tanı ve tedaviye erişim noktalarında hala ciddi boşluklar barındırıyor. Türkiye'de de benzer bir tablonun varlığına işaret eden uzmanlar, toplumun bu konuda yeterli bilgiye sahip olmamasının hastalıkların ilerlemesine zemin hazırladığını belirtiyor. 25-31 Mayıs tarihleri arasındaki farkındalık haftası, bu eksik parçayı tamamlamak ve toplum bilincini artırmak için her yıl önemli bir platform sağlıyor.
Tiroid rahatsızlıklarında erken teşhis, hastaların yaşam kalitesini korumak ve kalıcı hasarların önüne geçmek adına büyük bir öneme sahip. Hekim değerlendirmesiyle gerçekleştirilecek basit kan testleri, tiroid fonksiyonlarının doğru incelenmesini ve en uygun tedavi yaklaşımının belirlenmesini sağlıyor. Uluslararası Tiroid Farkındalık Haftası vesilesiyle yürütülen farkındalık çalışmaları, bireyleri kendi vücutlarındaki sinyalleri dinlemeye ve profesyonel sağlık desteği almaya teşvik etmeyi amaçlıyor.