Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan veriler doğrultusunda, konut ve iş yerlerinde uygulanacak yasal tavan zam oranı belirlendi. Enflasyondaki düşüş eğiliminin rakamlara yansımasıyla birlikte, kira artış oranlarında son yılların en düşük seviyesi kaydedildi.
Kira Zam Oranında Tarihi Gerileme: Yüzde 34.88
Ocak ayı itibarıyla kira sözleşmesini yenileyecek olan vatandaşlar için yasal artış oranı, 12 aylık TÜFE ortalamasına göre yüzde 34.88 olarak açıklandı. Bu rakam, geçmişte uygulanan yüzde 25'lik sabit sınırlandırma dönemi hariç tutulduğunda, son 44 ayın en düşük yasal kira zammı olarak kayıtlara geçti. Enflasyondaki gerileme hızı, ev bütçelerini doğrudan etkileyen kira kaleminde de bir nebze rahatlama sağladı.
Ev Sahibi ve Kiracıların Bilmesi Gereken 4 Temel Kural
Kira artış dönemi geldiğinde taraflar arasında yaşanan anlaşmazlıkları önlemek adına yasal sınırların bilinmesi büyük önem taşıyor. İşte hukuki çerçevede kira zammının temel prensipleri:
-
Tavan Oran Zorunluluğu: Açıklanan yüzde 34.88'lik oran yasal üst sınırdır. Ev sahibi bu oranın altında bir zam yapabilir ancak mahkeme kararı olmaksızın bu oranın üzerine çıkamaz.
-
Maaş Zammı Bahane Edilemez: Yıl başında asgari ücrete veya emekli maaşlarına yapılan zamlar, ev sahibi için kira artış oranını yasal sınırın üzerine çıkarma hakkı tanımaz.
-
Yılda Sadece Bir Kez: Kira zammı, aksi bir sözleşme maddesi bulunmadıkça yılda yalnızca bir defa ve sözleşme yenileme tarihinde yapılır.
-
Beş Yıl Kuralı: Eğer kiracı aynı konutta 5 yılını doldurduysa ve ev sahibi mevcut yasal oranı piyasa şartlarına göre düşük buluyorsa, önce arabulucuya gitmek şartıyla "Kira Tespit Davası" açma hakkına sahiptir.
Arabuluculuk Şartı Devam Ediyor
Kira uyuşmazlıklarında doğrudan mahkemeye gitme dönemi geride kaldı. Ev sahibi veya kiracı, yasal oran üzerinde bir anlaşmazlık yaşıyorsa öncelikle arabuluculuk masasına oturmak zorunda. Arabuluculuk aşamasında uzlaşma sağlanamazsa, taraflar Sulh Hukuk mahkemelerinde haklarını arayabiliyor. Uzmanlar, hem ev sahiplerinin hem de kiracıların bu süreci yönetirken açıklanan resmi verileri baz almasının hukuki süreçlerde ellerini güçlendireceğini vurguluyor.





