Türkiye’de son yıllarda kadın girişimciliği, kamu destekleri ve yerel üretim projeleri sayesinde önemli bir ivme kazandı. Özellikle geleneksel mutfak kültürünün korunarak ekonomik değere dönüştürülmesi, hem kültürel mirasın yaşatılması hem de istihdam oluşturulması açısından dikkat çekiyor. Gaziantep’te yaşayan 55 yaşındaki Şahide Ulukök’ün hikâyesi de bu dönüşümün somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Asırlardır imece usulü yapılan yuvalama yemeğini modern üretim teknikleriyle birleştiren Ulukök, aldığı destek sayesinde küçük ölçekli üretimden seri üretime geçerek işletmesini büyüttü. Bu süreç yalnızca bir ticari başarı değil, aynı zamanda kadın dayanışmasının güçlü bir örneği olarak değerlendiriliyor.

Geleneksel Bir Lezzetin Teknolojiyle Buluşması
Gaziantep mutfağının en zahmetli yemeklerinden biri olan yuvalama, uzun hazırlık süreci nedeniyle genellikle özel günlerde yapılır. Pirinç ve etin yoğrulması, küçük köftelerin tek tek yuvarlanması ve pişirme aşamaları ciddi emek gerektirir. Ulukök, bu zorlu süreci kolaylaştırmak için üretim sürecine makineleri dahil etti.
Yoğurma makineleri, yuvarlama sistemleri ve buhar destekli pişirme teknikleri sayesinde üretim hem hızlandı hem de standart kalite sağlandı. Geleneksel tarif korunurken üretim hijyenik ortamda gerçekleştirildi. Bu yaklaşım, günümüzde tüketicilerin en çok önem verdiği güvenli gıda üretimi kriterleriyle de örtüşüyor.
KOSGEB Desteği İşletmenin Dönüm Noktası Oldu
Şahide Ulukök’ün girişim hikâyesinde en kritik adım, KOSGEB desteğinden yararlanması oldu. Aldığı destekle önce yuvalama makinesi, ardından üretimi hızlandıran yeni ekipmanlar temin edildi. İkinci makinenin alınmasıyla üretim kapasitesi ciddi ölçüde arttı.
Küçük işletmeler için finansmana erişim çoğu zaman en büyük engel olarak görülür. Kamu destekleri, girişimcilerin risk almalarını kolaylaştırırken sürdürülebilir büyümenin de önünü açıyor. Ulukök’ün deneyimi, özellikle yerel üretim yapan kadın girişimciler için teşviklerin nasıl somut sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.
Kadın İstihdamına Katkı: Dayanışma Modeli
İşletmede şu anda 5 kadın çalışan ve ortaklarla birlikte toplam 7 kişi görev yapıyor. Ulukök, büyüyen üretim sayesinde çalışan kadınların ev bütçesine katkı sağladığını vurguluyor. Bu durum yalnızca ekonomik değil, sosyal açıdan da önemli bir kazanım olarak değerlendiriliyor.
Birçok kadın çalışan için düzenli gelir elde etmek, aile içindeki ekonomik dengeyi güçlendiriyor. Ulukök’ün ifadesiyle işletme sadece üretim yapılan bir yer değil; aynı zamanda çalışanların sorunlarının paylaşıldığı, destek gördüğü bir ortam. Geleneksel imece kültürünün modern işletme yapısı içinde devam ettiği görülüyor.
Hijyenik Üretim ve Yeni Nesil Gıda Yaklaşımı
Girişimci Ulukök, üretim sürecinde kombi fırın ve buhar sistemi kullanarak el değmeden pişirme yöntemi uyguladıklarını belirtiyor. Ardından ürünler soğutma sistemine alınarak gıda güvenliği standartlarına uygun hale getiriliyor. Bu yöntem, özellikle paketli gıda sektöründe tüketici güveni açısından büyük önem taşıyor.
Ayrıca glutensiz ve etsiz yuvalama seçeneklerinin üretilmesi, değişen tüketici alışkanlıklarına uyum sağlandığını gösteriyor. Günümüzde sağlıklı beslenme ve özel diyetlere uygun ürünlere olan talep arttıkça, geleneksel yemeklerin farklı versiyonlarla sunulması işletmelere rekabet avantajı sağlıyor.
Asırlık İmece Kültüründen Modern Üretime
Ulukök, geçmişte komşuların bir araya gelip yuvalama yaparken sohbet ettiğini ve sosyal bağların güçlendiğini hatırlatıyor. Bugün ise üretim makinelerle hızlansa da aynı dayanışma ruhunun devam ettiğini söylüyor. Çalışanlarına “ablalık” yaptığını ifade eden girişimci, işin yalnızca ticari bir faaliyet olmadığını dile getiriyor.
Bu yaklaşım, yerel üretimin sadece ekonomik değil kültürel bir değer taşıdığını gösteriyor. Geleneksel yemeklerin modern yöntemlerle yaşatılması, gastronomi turizmi açısından da şehirlerin marka değerini artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor.



