Ramazan ayı, Eskişehir’den İstanbul’a tüm Türkiye’de mutfakların en hareketli olduğu dönemdir. Ancak iftar saati yaklaştığında yapılan en büyük hata, aşırı yağlı ve ağır yemeklere yönelmektir. 21 Şubat 2026 itibarıyla devam eden bu mübarek ayda, vücudunuzu ödüllendirirken aynı zamanda dinlendirmek de mümkün. İbadetin manevi huzurunu, bedensel bir zindelikle birleştirmek isteyenler için vazgeçilmez bir menü hazırladık.

1. Midenin Dostu: Klasik Mercimek Çorbası

İftarın açılışını bir kase sıcak çorba ile yapmak, boş mideye "yemek geliyor" sinyalini en nazik şekilde göndermektir.

  • Neden Denemelisiniz? Mercimek, içerdiği bitkisel protein ve yüksek lif oranı sayesinde sindirimi düzenler.

  • Küçük Bir Sır: Çorbanıza ekleyeceğiniz bir miktar zerdeçal hem rengini güzelleştirir hem de bağışıklığınızı destekler. İçerken üzerine damlatacağınız birkaç damla limon ise demir emilimini artıracaktır.

İftarda Mutlaka Denemeniz Gereken 3 Tarif!

2. Protein Deposu: Izgara Tavuk ve Bulgur Pilavı

Ana yemekte ağır salçalı ve yağlı et yemekleri yerine, ızgara yöntemini tercih etmek iftar sonrası yaşanan uykusuzluk ve yorgunluğu önler.

  • Dengeli Kombinasyon: Tavuk göğsü veya but etini baharatlarla marine edip ızgarada pişirmek, yağı minimize eder.

  • Neden Bulgur? Pirinç pilavının aksine bulgur, glisemik indeksi düşük bir karbonhidrattır. Kan şekerinizi aniden yükseltmez ve sahur vaktine kadar tokluk hissinizin sürmesine yardımcı olur.

İftarda Mutlaka Denemeniz Gereken 3 Tarif!

3. Ramazan’ın Zarafeti: Sütlü Güllaç

İftar sofrası tatlısız olmaz ama ağır şerbetliler yerine sütlü olanlar tercih edilmelidir.

  • Hafifliğin Sırrı: Güllaç, içerdiği bol süt sayesinde kalsiyum ihtiyacını karşılarken, gül suyu ilavesiyle ferahlatıcı bir etki yaratır.

  • Sunum Önerisi: Üzerini bol ceviz ve nar taneleriyle süsleyerek antioksidan değerini artırabilir, sofranıza görsel bir şölen katabilirsiniz. İftarda Mutlaka Denemeniz Gereken 3 Tarif!

Kaynak: Haber Merkezi