Ramazan ayının başlamasına sayılı günler kala, değişen öğün saatleri ve uzun süreli açlık süreci beslenme düzeninde stratejik değişiklikleri zorunlu kılıyor. Merkezefendi Devlet Hastanesi’nde görevli Diyetisyen Melek Buz, öğün sayısının azalmasının besin ihtiyacını azaltmadığını, aksine tüketilen gıdaların kalitesinin daha önemli hale geldiğini ifade etti. Bilinçsizce yapılan iftar sofralarının sağlık sorunlarına davetiye çıkardığını belirten Buz, sağlıklı bir Ramazan için uygulanması gereken formülü paylaştı.
![]()
İftarda "20 Dakika" Kuralı
Diyetisyen Melek Buz’a göre iftar sofralarındaki en büyük hata, kan şekeri düştüğü için hızlıca ve çok miktarda yemek tüketmek. İdeal bir iftar düzeni şöyle olmalı:
-
Başlangıç: 1-2 adet hurma veya zeytin ile oruç açılmalı.
-
Hafif Geçiş: Peynir, domates gibi kahvaltılıklar veya bir kase çorba içilmeli.
-
Mola: Çorbadan sonra ana yemeğe geçmeden önce 15-20 dakika ara verilmeli.
-
Ana Yemek: Etli sebze yemeği veya ızgara et, bol salata ve tam buğday ekmeği ile tamamlanmalı.
Sahurda Protein Depolayın
Sahurun ihmal edilmesinin gün içindeki baş ağrısı ve halsizliği artırdığını belirten Buz, sahurda "kahvaltı" modelini öneriyor:
"Sahurda süt, yoğurt, peynir ve yumurta gibi protein açısından zengin yiyecekler bizi tok tutar. Yağlı, tuzlu ve ağır yemeklerden kaçınmalıyız. Beyaz pirinç yerine bulgur, beyaz ekmek yerine tam buğday tercih ederek kan şekerimizi dengede tutabiliriz."
Su Tüketimi ve Hareket Şart
Sıvı ihtiyacının iftar ile sahur arasına yayılması gerektiğini vurgulayan uzman diyetisyen, şu tavsiyelerde bulundu:
-
İçecek Seçimi: Asitli içeceklerden uzak durulmalı; su, ayran, taze meyve suyu veya şekersiz komposto tercih edilmeli.
-
Harekete Geçin: İftardan hemen sonra televizyon karşısına geçmek yerine, sindirimi desteklemek için 15-20 dakikalık kısa mesafeli yürüyüşler yapılmalı.






