Hindistan, sayıları 62 milyona ulaşan başıboş köpeklerin neden olduğu güvenlik ve sağlık kriziyle mücadele ediyor. Her yıl milyonlarca saldırının gerçekleştiği ülkede, özellikle yoksul mahallelerdeki çocuklar ve gece çalışan işçiler kuduz riskiyle karşı karşıya kalırken, ekonomik kayıp milyarlarca doları buluyor.

A W683476 01

Toplumsal Hiyerarşi ve Güvenlik Riski

Hindistan'daki sokak köpeği sorunu, ülkedeki sosyal sınıflar arasında keskin bir uçurum yaratıyor. Çöplerin açıkta toplandığı ve altyapının yetersiz olduğu yoksul bölgelerde yoğunlaşan köpek popülasyonu; alt sınıfları, Dalitleri ve sokaklarda çalışmak zorunda kalanları hedef alıyor. Tropikal iklim şartları nedeniyle gece mesai yapan çöp toplayıcıları ve işçiler, köpeklerin en korumacı olduğu saatlerde saldırılara maruz kalıyor. Buna karşın, köpekleri besleyen varlıklı kesimlerin korunaklı alanlarda yaşaması, sorunun yarattığı güvenlik riskinin toplumun sadece bir kesimi üzerinde yoğunlaşmasına neden oluyor.

Sağlık Verileri ve Ekonomik Tahribat

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, küresel kuduz ölümlerinin yaklaşık üçte biri Hindistan’da gerçekleşiyor. Ülkede her yıl 18 ila 20 bin kişi kuduz nedeniyle hayatını kaybederken, bu vakaların %60'ını 16 yaş altındaki çocuklar oluşturuyor. 2024 yılında kaydedilen 3,7 milyon ısırma vakası, sağlık sistemi üzerinde büyük bir yük oluştururken; hastane giderleri, tedavi süreçleri ve iş gücü kaybıyla birlikte yıllık ekonomik zarar 3,5 milyar doları buluyor. Ayrıca turistik bölgelerde yaşanan saldırı görüntüleri, ülke imajına ve turizm gelirlerine de darbe vuruyor.

A W683476 02

Havalimanlarında Artan Tehlike ve Kısırlaştırma Yetersizliği

Sorun sadece yoksul mahallelerle sınırlı kalmayıp, stratejik merkezlere de sıçramış durumda. Delhi Uluslararası Havalimanı'nda iki yolcunun ısırılması, güvenlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Havalimanı yetkilileri, terminallerde köpeklerin varlığını kabul ederek "veterinerlik yönergelerine uygun bakım" yapıldığını açıklasa da artan vakalar endişe yaratıyor. Ülke genelinde uygulanan "yakala-kısırlaştır-sal" yöntemi ise finansman yetersizliği ve sınırlı sayıdaki kısırlaştırma merkezi nedeniyle köpeklerin üreme hızına yetişemiyor, bu da çözüm sürecini kronik bir başarısızlığa sürüklüyor.

Kaynak: İHA