Eskişehir’de milli ve kültürel değerlerin korunarak gelecek nesillere aktarılması amacıyla Eskişehir Türk Ocağı ve İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen özel kursta eğitim gören kursiyerlerin uzun soluklu emeği taçlandı. Büyük bir sabır ve adanmışlıkla hazırlanan 'Esma-ül Hüsna' tezhip sergisi, düzenlenen resmi törenle sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü Güzel Sanatlar Sergi Salonu’nda kapılarını açan sergide, Allah'ın 99 isminin geleneksel motifler ve altın varaklarla bezenmiş nadide levhaları yer alıyor. Kent protokolü ve çok sayıda davetlinin katıldığı açılışta konuşan usta öğretici Nuray Çeliksoy, tezhip sanatının Türk milletinin ruhundaki köklü geçmişine dikkat çekti.

''Esma-ül Hüsna''

Kültür ve Sanat Dünyasının Önemli İsimleri Açılışta Buluştu

Kentin sanatsal sirkülasyonuna büyük katkı sunması beklenen serginin açılış kurdelesi protokol üyeleri tarafından dualarla kesildi. Yoğun katılımın gözlendiği açılış töreninde; Türk Ocağı Eskişehir Şube Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal, Kültür ve Turizm İl Müdürü Bülent Avnamak, kamu kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, çok sayıda sanatsever ve kursiyer yakını yer aldı. Kurdele kesiminin ardından sergiyi gezen protokol üyeleri, eserlerin yapım aşamaları, kullanılan boyama teknikleri ve taşıdıkları manevi anlamlar hakkında usta öğretici Müzehhibe Nuray Çeliksoy ve başarılı kursiyerlerden detaylı bilgi aldı.

Müzehhibe Çeliksoy: "Tezhip; Emek, Sabır ve İncelikli Zevkin Sonucudur"

Serginin açılış konuşmasında tezhip sanatının tarihsel kökenlerine ve Türk medeniyetindeki seyrine değinen Usta Öğretici Nuray Çeliksoy, bu sanatın sadece bir süsleme değil, adeta bir teslimiyet ve sabır yolculuğu olduğunu belirtti. Çeliksoy, konuşmasında şu tarihi vurguları yaptı:

"Uygur Türkleri zamanından bu yana kesintisiz devam eden tezhip çalışmaları, Timurlular döneminde büyük bir sıçrama ve gelişim gösterdi. Selçuklular ve Beylikler dönemiyle birlikte Anadolu’ya, Konya’ya taşınan bu asil sanat; 15. ve 16. yüzyılda ise Osmanlı İmparatorluğu döneminde zirve noktasına ulaştı. Tezhip; minyatür ve ebru gibi geleneksel sanatlarımızın içerisinde ayrı bir emek, yoğun sabır ve büyük bir gayret gerektiren ince zevkin sonucunda ortaya çıkan özel bir koldur. Özellikle Türk milletinin ruhunda müstesna bir yer ifade eden mukaddes değerlerimizin; Kur’an-ı Kerim sayfalarının ve Peygamber Efendimizin hayatını, fiziki özelliklerini anlatan Hilye-i Şeriflerin süslenmesinde kullanılan en nadide sanatımızdır."

Sergi

"Yeni Nesiller Bu Medeniyete Teşvik Edilmeli"

Geleneksel Türk sanatlarının geçmiş dönemlerde uzun süre ihmal edildiğini ancak son 20-30 senedir gerek halk eğitim merkezleri gerekse sivil toplum kuruluşlarının gayretleriyle bu konuya olan ilginin artmasını mutlulukla takip ettiklerini ifade eden Çeliksoy, çağın gereksinimlerine de değindi. Bu muhteşem sanat dallarının Türk kültürünün zevkini yansıtan en somut eserler olduğunu söyleyen usta sanatçı, "Bu sanat dalları sadece geçmişi taklit ederek değil, bilgiyle desteklenerek, zamana ve çağa uygun yeni tarz ve üsluplar ile harmanlanıp devam ettirilmelidir. Eğitim hayatımızın içerisinde de hak ettiği yeri almalı; yeni yetişen nesiller, en büyük iftihar kaynağımız olan bu süsleme sanatlarımıza ve medeniyetimize yönelik olarak teşvik edilmelidir" çağrısında bulundu.

Geleneksel Türk süsleme sanatının en ince, en zarif ve göze hitap eden fırça darbelerinin sergilendiği bu anlamlı etkinlik, 26 Mayıs’a kadar Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü Güzel Sanatlar Sergi Salonu’nda ücretsiz olarak tüm Eskişehirlilerin ve kenti ziyaret eden turistlerin ziyaretine açık kalmaya devam edecek.

Kaynak: İHA