Eskişehir sokaklarında söylediği şarkılar ile tanınan Alı Rıza Işık, yanından ayırmadığı çantasını mikrofonlarla doldurup, her mikrofonla farklı parça söyleyerek vatandaşların ilgisini çekiyor.

Türk-Alman Üniversitesi 7 Araştırma Görevlisi alıyor Türk-Alman Üniversitesi 7 Araştırma Görevlisi alıyor

Ömrü müzikle geçen Ali Rıza Işık, uzun yıllardır Eskişehir sokaklarında Türk Sanat Müziği eserlerini seslendirerek geçimini sağlıyor. Eskişehir’in sanat güneşi olarak tanınan Işık, sesinin Müzeyyen Senar ve Bülent Ersoy’a benzemesiyle dikkat çekiyor. Kentin en işlek caddelerde sanatını icra eden Işık, sesi ve renkli giyimiyle uyumlu mikrofonları ile vatandaşların ilgisini çekmeyi başarıyor. Her mikrofonda farklı parçalar olduğunu ifade eden sanat güneşi Işık, çeşitli mikrofonlar ile doldurduğu çantasını yanından ayırmıyor. Her an sahneye çıkmaya hazır olan Işık, sokaklarda eskittiği 40 kadar mikrofonu evinde saklıyor. Yıllardır ona eşlik eden mikrofonları biriktiren sanat güneşi, hatıralarla dolu bir koleksiyona sahip olduğunu belirtti.

“Bozulanları emekliye ayırıyorum”
Çocukluğundan beri müzikle iç içe olduğunu söyleyen Işık, sanatını her gün insanlarla buluşturabildiği için mutlu olduğundan bahsetti. İşini yaparken her daim yanında olan mikrofonlarına gözü gibi bakan Eskişehir’in sanat güneşi, “1975’de müziğe başladım, 10 sene düğün salonlarında çalıştım. Sonra 1979’da Tunceli’ye asker olarak gittim. Oranın da assolisti oldum, şarkılarımı söylemeye devam ettim. Hep müzikle yaşadım, daha sonra Eskişehir’de çalışmaya devam ettim. Yaklaşık 6-7 yıl önce sokaklarda şarkı söylemeye başladım. Yanımda her zaman en az 8 tane mikrofon oluyor. Mikrofonların şarjı çok dayanmıyor, akşamdan şarjlarını doldurup sürekli takviye yapıyorum. 40’a yakın mikrofonum var, çoğu bozuldu. Bu mikrofonların her birinde farklı farklı müzikler yüklü. Birinin şarjı bitince, öbür müziğe geçiyoruz. Camdan yapılmış kristal mikrofonum var. Malum eski mikrofonlar yok artık, hep bunlardan kullanıyorum. Bu mikrofonlar vatandaşların dikkatini çekiyor, ‘Bu ses bundan mı çıkıyor’ diyenler var. 2014 Yılında bu teknolojiyi başlattım, sonra mikrofonları sokakta eskittim. Mikrofonlar aşağı yukarı 2 sene götürüyor, bozulanları emekliye ayırıyorum” dedi.