Eskişehir’in en işlek noktalarından biri olan Deliklitaş Mahallesi’nde gerçekleştirilen 8 katlı bina yıkımı, bölge esnafı için felakete dönüştü. İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi’nin ulaşıma kapatılmasıyla ticari hayat durma noktasına gelirken, bazı dükkânlar yıkım sırasında fiziksel zarar görerek enkaza döndü. Ciro kaybı yaşayan, borçlarını ödeyemeyen ve dükkânı yıkılan esnaf; belediye, müteahhit ve yıkım firması arasında muhatap bulamamaktan şikâyetçi.
Cadde Trafiğe Kapandı, Ticaret Durdu
İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi'nin İki Eylül ile Deliklitaş Caddesi arasında kalan bölümü, yıkım atıkları ve güvenlik gerekçesiyle hem araç hem de yaya trafiğine tamamen kapatıldı. Şehrin merkezindeki bu blokaj, sadece yıkım alanındaki değil, tüm cadde esnafının kepenk indirmesine neden oldu.
"Emeklerimin Enkazını İzledim"
Yıkım sırasında dükkânı ciddi hasar gören işletmeci Kübra Ceylan, yaşadığı mağduriyeti gözyaşlarıyla anlattı. Yetkililerin duyarsızlığına tepki gösteren Ceylan:
"Dükkânımın resmen yıkılışını izledim. Ürünlerim zarar gördü. Bana dalga geçer gibi 'Kutulu ürünlerin tozunu alalım, yine satın' diyorlar. Ben kimseden sadaka istemiyorum, tırnaklarımla kazıdığım emeklerimi istiyorum. Karşımda muhatap yerine sadece gülen yüzler buluyorum" dedi.
"Kurumlar Arasında Mekik Dokuyoruz"
Yıkım nedeniyle iş yerini kapatmak zorunda kalan Emre Özden ise bir belirsizlik sarmalına girdiklerini ifade etti. Yıkım firmasının belediyeye, belediyenin müteahhide yönlendirdiğini belirten Özden, "Kiramızı, kredimizi ödeyemiyoruz. Çoluğumuza çocuğumuza götüreceğimiz ekmek paramızın derdindeyiz. Kimse sorumluluk almıyor" diyerek yetkililere sitem etti.
İlk Gününde Kapatmak Zorunda Kaldı
Esnaf Harun Avcı’nın yaşadığı durum ise olayın vahametini gözler önüne serdi. 6 Nisan Pazartesi günü yeni dükkânını açan Avcı, "Bismillah dedik açtık, sabah geldiğimde manzara buydu. Üç gündür kapalıyım, yeni evlendim ama evime ekmek götüremiyorum. Stopaj, vergi, kira hep cebimizden gidiyor" ifadelerini kullandı.