Eskişehir'de köklü bir lezzet geleneği bir asrı geride bıraktı. Büyük dedeleri tarafından 1925 yılında başlatılan boza üretimini dördüncü kuşak temsilcisi olarak devam ettiren Adem Köroğlu, 101. yıllarını kutladıklarını belirtti. Tamamen mısır, şeker ve sudan mayalanarak üretilen geleneksel içeceğin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, enerji verdiğini ve emziren annelere süt desteği sağladığını vurgulayan Köroğlu, vatandaşların doğal ürünlere olan ilgisinin her geçen gün arttığını söyledi. Dördüncü kuşak temsilci, bu kadim kültürü çocuklara ve gençlere aktararak 200 yıl daha yaşatmayı hedefliyor.

Boza

1925 Yılından Bu Yana Kuşaktan Kuşağa Aktarılıyor

Anadolu'nun zengin lezzet hafızasında önemli bir yere sahip olan boza kültürü, Eskişehir'de ilk günkü özenle yaşatılmaya devam ediyor. Tarihi kökleri 1925 yılına uzanan üretim serüvenini, aile mirası olarak devraldığını belirten dördüncü kuşak temsilci Adem Köroğlu, asırlık geleneğin detaylarını paylaştı.

İşletmenin dedelerden torunlara uzanan hikayesini anlatan Köroğlu, "Bu yıl 101. yılımızı kutluyoruz, işletmemiz babadan oğula, oğuldan toruna aktarılarak bugünlere geldi. Şu anda dördüncü kuşak tarafından işletiliyor" diyerek nesiller boyu süren aidiyete dikkat çekti.

Ev Yoğurdu Mayalar Gibi Üretiyoruz

Bozanın yapım aşamasına ve zengin besin değerlerine değinen esnaf Adem Köroğlu, içeriğin tamamen doğal bileşenlerden oluştuğunu ifade etti. Hiçbir katkı maddesi barındırmayan içeceğin sağlık açısından faydalarını sıralayan zanaatkar şunları söyledi:

"Boza mısır şeker ve sudan ibarettir. Mayalı bir içecektir. Ev yoğurdu nasıl çalınıyorsa biz de bu şekilde bozayı mayalıyoruz. Faydalarına gelirsek boza bağışıklık sistemini güçlendirir ve yeni çocuk sahibi olan annelere bol süt desteği sağlar. Bununla beraber A, B, C ve D vitaminleri içerir, enerji verir. Bir gıda takviyesi görevini görür."

Bozacı

Tüketici Doğal Ürünün Kıymetini Biliyor

Doğal ve geleneksel gıdalara yönelik toplumsal bilincin artmasıyla birlikte satış grafiklerinin de yukarı yönlü ivme kazandığını dile getiren Köroğlu, ilginin sevindirici olduğunu belirtti. Tüketiciler ürünü tanıdıkça ve faydalarını bizzat gördükçe müşteri potansiyelinin her geçen gün yükseldiğini aktaran işletmeci, bu eşsiz kültürü gençlere ve çocuklara anlatarak geleneği 200 yıl ve daha fazla süreler boyunca yaşatmayı temenni ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi