Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından resmi olarak açıklanan 2025 yılı Doğum İstatistikleri raporu, Eskişehir’in gelecekteki nüfus yapısına dair korkutan bir tabloyu ortaya koydu. Bir kadının doğurganlık dönemi boyunca dünyaya getirebileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden "toplam doğurganlık hızı", Eskişehir’de 1,11 çocuk olarak hesaplandı. Bu oranla Türkiye genelinde doğum hızının en düşük olduğu iller arasında zirveye yerleşen kent, nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,10’un çok altında kaldı. Kentte şehirleşme, yüksek eğitim düzeyi ve ekonomik yaşam koşulları nedeniyle doğumların daha ileri yaşlara kaydığı gözlenirken, iki çocuk arasındaki doğum süresinin 5,1 yıla kadar çıkması dikkat çeken bir diğer rekor veri oldu.

Eskişehir Türkiye’nin En Düşük Doğum Oranlarında Zirvede
Açıklanan TÜİK raporuna göre, Türkiye genelinde toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,42 çocuk olarak belirlendi. Ülke genelindeki bu düşüş eğiliminin en keskin hissedildiği yerlerin başında ise Eskişehir geldi. Türkiye’de doğurganlık hızının en düşük olduğu il 1,09 çocuk ile Bartın olurken, onu 1,10 çocuk ile İzmir takip etti. Eskişehir ise 1,11 çocuk oranıyla Ankara ve Zonguldak ile birlikte listenin üçüncü sırasını paylaşarak nüfus artış hızı en çok yavaşlayan metropollerden biri oldu. Uzmanlar, bu düşüşün sürmesi halinde kentte yaşlı nüfus ağırlığının artacağı ve gelecekte genç iş gücü bulmada ciddi krizler yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Annelik Yaşı Erteleniyor, Çocuklar Arasındaki Süre Uzuyor
Eskişehir’deki demografik değişimin en büyük nedenleri arasında kadınların eğitim ve iş hayatına katılım oranının yüksek olması, şehirleşme hızı ve artan yaşam maliyetleri gösteriliyor. Türkiye genelinde ilk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5’e, genel anne yaş ortalaması ise 29,4’e yükseldi.
Eskişehir’i raporda özel kılan bir diğer çarpıcı istatistik ise kardeşler arasındaki yaş farkı oldu. Kentte annelerin ilk çocukları ile ikinci çocukları arasındaki doğum süresi ortalama 5,1 yıl olarak hesaplandı. Bu veriyle Eskişehir, Türkiye genelinde iki doğum arasındaki sürenin en uzun olduğu, yani ailelerin ikinci çocuğu yapma kararını en çok ertelediği ya da vazgeçtiği iller arasında yer aldı.
Türkiye Genelinde Erkek Bebek Oranı Önde
TÜİK verilerine göre, 2025 yılında Türkiye genelinde toplam 895 bin 374 canlı bebek doğumu gerçekleşti. Cinsiyet dağılımı incelendiğinde ise doğan bebeklerin yüzde 51,4’ünü erkek bebekler, yüzde 48,6’sını ise kız bebekler oluşturdu. Sosyologlar, Eskişehir başta olmak üzere büyükşehirlerdeki bu doğurganlık krizinin önüne geçilebilmesi için kreş destekleri, esnek çalışma modelleri ve çocuklu ailelere yönelik yerel sosyal politikaların acilen hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.






