Eskişehir’de toplumsal dayanışma, şehrin en büyük markalarından biri olan Kalabak Su ile yeni bir boyut kazanıyor. Eskişehir Sucular Odası, 2026 yılının "Eskişehir Yılı" ilan edilmesinin ardından, oda üyeleriyle birlikte el ele vererek geniş kapsamlı bir sosyal destek programını hayata geçirdi. Başkan Hayrettin Nam, projenin sadece bir yardım değil, Eskişehir’in ortak ruhunu yansıtan bir sorumluluk hamlesi olduğunu vurguladı.

Eskişehir'de ihtiyaç sahibi ailelere Kalabak Su ücretsiz ulaştırılacak

Her Ayın 26’sı "Kalabak Günü" Olacak

Proje, şehrin plakasına atıfta bulunarak her ayın 26’sında sembolik bir anlam taşıyacak. Başkan Hayrettin Nam’ın açıklamasına göre süreç şu şekilde işleyecek:

  • Şubat Ayı: İlk uygulama 26 Şubat tarihinde Tepebaşı bölgesindeki muhtarlıklarla iş birliği yapılarak başlayacak.

  • Mart Ayı: Destek programı Odunpazarı bölgesindeki ihtiyaç sahibi ailelerle devam edecek.

  • Sürdürülebilirlik: Uygulama, 2026 yılı boyunca her ay bir ilçe olacak şekilde dönüşümlü olarak yıl boyu sürecek.

"Amacımız Kimsenin Kendini Yalnız Hissetmemesi"

Eskişehir Sucular Odası Başkanı Hayrettin Nam, bu projenin temelinde birlik ve beraberlik mesajı yattığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce’nin çağrısı bizim için bir davettir. Eskişehir Sucular Odası olarak bu davete kayıtsız kalmadık. Amacımız yalnızca su dağıtmak değil; amacımız, Eskişehir’de kimsenin kendini yalnız hissetmemesini sağlamaktır. Bizler aynı sofranın bereketini paylaşan büyük bir aileyiz.”

Eskişehir'de ihtiyaç sahibi ailelere Kalabak Su ücretsiz ulaştırılacak

Muhtarlarla Güçlü İş Birliği

Projenin en önemli ayaklarından birini mahalle muhtarları oluşturuyor. İhtiyaç sahibi ailelerin doğru tespit edilmesi ve yardımın gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşması adına Odunpazarı ve Tepebaşı muhtarlarıyla koordineli bir çalışma yürütülecek. Bu sayede saha çalışması daha güvenilir ve hızlı bir şekilde tamamlanacak.

Uzman Analizi: Yerel Kaynaklarla Yerel Dayanışma

Sosyal politika uzmanları, yerel markaların (Kalabak Su gibi) yerel esnaflar (Sucular Odası) aracılığıyla halka ulaştırılmasının, şehir aidiyetini en üst seviyeye çıkardığını belirtiyor. Birinci elden gözlemlerimiz; bu tür projelerin hem dezavantajlı gruplara can suyu olduğunu hem de şehrin "ortak üretim ve paylaşma" kültürünü gelecek nesillere aktardığını göstermektedir.

Kaynak: Haber Merkezi