Çeyrek altın takmak artık hayal mi oluyor?" sorusu, yerini çoktan "Gram altına gücümüz yetecek mi?" endişesine bıraktı. Küresel finans uzmanları, altının bu sert yükselişini sıradan bir fiyat artışı olarak değil, köklü bir sistem değişikliğinin ve güven bunalımının yansıması olarak yorumluyor. Goldman Sachs, UBS ve Bank of America'nın son raporlarına göre altın fiyatlarını zirveye taşıyan 3 kritik küresel neden bulunuyor.


1. ALTIN YÜKSELİŞİNİN 3 BÜYÜK KÜRESEL TETİKLEYİCİSİ

A. Jeopolitik Risk ve "Korku Ticareti"

Dünya, Ortadoğu'dan Doğu Avrupa'ya uzanan çatışma bölgeleri ve jeopolitik gerginliklerle sarsılırken, yatırımcılar hızla hisse senedi ve tahvil gibi "kağıt varlıklardan" kaçıyor. Finansal sistemdeki büyük değişim; devletlerin birbirinin rezervlerine el koyması tehdidi nedeniyle, yatırımcıların krizi anında ABD Doları yerine, "kimsenin el koyamayacağı tek varlık" olarak gördüğü altına yönelmesidir. Altın, bir yatırım aracı olmaktan çıkıp, küresel güven sığınağı haline gelmiştir.

B. Merkez Bankaları 'Hayatta Kalma' Amacıyla Dev Alımlar Yapıyor

Altın piyasasının büyük alıcıları artık fon yöneticileri değil, Çin, Hindistan, Türkiye ve Polonya gibi ülkelerin Merkez Bankalarıdır. Bu kurumlar, ulusal rezervlerini ABD Doları'nın etkisinden kurtarmak (De-dollarization) için fiyata bakmaksızın tonlarca altın alımı yapıyor.

Merkez Bankaları, "kâr etmek" için değil, ulusal rezervlerini korumak için alım yaptığı için, altın fiyatları yükselse de talebi kesmiyor. Bu kalıcı alım baskısı, piyasadaki arzı çekerek fiyatın aşağı inmesini engelliyor ve yükseliş trendini besliyor.

C. ABD Borç Sarmalı ve Doların Reel Değer Kaybı

ABD'nin ulusal borcunun kontrolden çıkması, piyasalarda Amerika'nın bu borcu finanse etmek için sınırsız dolar basmak zorunda kalacağı beklentisini güçlendiriyor.

Finansal Gerçek: Dolar arzı artarsa, değeri düşer. Bu, altının değerlenmesi değil, doların reel satın alma gücünün erimesidir. Sınırlı bir varlık olan altın, bu erimeye karşı en güvenilir "can simidi" olarak görülüyor.


2. 1979 SENDROMU: Tarih Tekerrür Ediyor mu?

Piyasa uzmanları, bugünkü durumu, yüksek enflasyon, petrol krizi ve jeopolitik gerginliklerin altını sadece bir yıl içinde %120'den fazla yükselttiği 1979-1980 dönemiyle kıyaslıyor. Bugün de benzer bir Stagflasyon (Durgunluk içinde Enflasyon) ve küresel güven bunalımı korkusu hakimdir. Uzmanlar, "Tarih tekerrür ediyor, treni kaçırmayın" manşetleriyle yatırımcıları, varlıklarını korumak adına altına yönelmeye teşvik ediyor.


3. CAN ALICI SORU: ALTIN YÜKSELİŞİ DEVAM EDECEK Mİ?

Düğün yapacaklar, borçlanacaklar ve yatırımcılar için en kritik soru: Altın fiyatları düşer mi?

  • Küresel Uzlaşma: Kısa vadeli geri çekilmeler (kâr satışları) yaşansa da, ana yönün 'Yukarı' olduğu konusunda küresel finans camiasında büyük bir mutabakat var.

  • Devlerin Tahminleri: Goldman Sachs ve Citi gibi finans devleri, 2026 yılı için Ons bazında 4.000 ila 5.000 dolar bandını telaffuz ederek, bugünkü fiyatların bile uzun vadede "ucuz" kalabileceğini ima ediyor.

  • Süper Döngü Teorisi: Analistler, altının 10-15 yıl sürebilen yeni bir "Süper Döngü"ye girdiğini ve bu yükselişin kısa vadeli bir spekülasyon değil, uzun vadeli yapısal bir trend olduğunu savunuyor.

EKONOMİSTLERDEN SON UYARI

Düğün yapacaklar için maalesef sonuç tatsız: "Fiyatlar düşer" beklentisiyle alımı ertelemek, son yıllarda olduğu gibi daha yüksek maliyetle karşılaşmanıza neden olabilir.

Uzmanların Uyarısı: "Altın artık bir 'kazanç' aracı değil, bir 'korunma' kalkanıdır. Fiyata bakıp 'çok pahalı' demek yerine, 'paramın değeri ne kadar eriyor?' sorusunu sormak, paranızı enflasyondan korumak adına en doğru finansal yaklaşım olacaktır."

Kaynak: haber merkezi