Baro İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Duygu Akyol, “Hak ve özgürlükler alanında refahı sağlayacak tedbirleri almanın devletlerin yükümlülüğüdür” dedi.

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle Baro’nun İnsan Hakları Komisyonu tarafından basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklamasını Baro İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Duygu Akyol yaptı. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul ve ilan edilişinin üzerinden 74 yıl geçtiğine dikkat çeken Akyol, Türkiye’de çocuk istismarı, şiddet ve kadın cinayetleri,  yargı üzerindeki baskı, cezaevlerinde kötü muamele, basın emekçileri üzerindeki baskı, gibi hususlarda hak ihlallerinin devam ettiğini vurguladı. Hak ve özgürlükler alanında refahı sağlayacak tedbirleri almanın devletlerin yükümlülüğü olduğunu kaydeden Akyol, “Yükümlülüklerin yerine getirilmesi bir yana, toplumsal kutuplaşmayı oluşturan adımların atılıyor olması hepimiz adına kaygı vericidir. Siyasi parti ve devlet yönetiminin birbirinden ayrılarak, hukuki güvenin bir an önce sağlanması gerekmektedir. Kamuoyunun beklentisi de bu yöndedir” diye konuştu.

‘TARİKATLARA KURBAN VERMEYECEĞİZ’

İnsan hakları günü nedeniyle yapılan açıklamanın ardından Akyol, 6 yaşındaki kız çocuğunun imam nikahıyla evlendirilmesi ve cinsel istismara uğraması olayı ile ilgili de tepki gösterdi. Tarikat ve cemaatlerin karanlık yüzlerinin gençleri yutmaya çalıştığını yaptıkları her basın açıklamasında dile getirdiklerini söyleyen Akyol, “Anayasa’nın 174 maddesi açıktır. Tarikat ve cemaatler, hiçbir anayasal alt yapısı olmayan karanlık odaklardır. Çocuklarımızı, gençlerimizi tarikatlara kurban vermeyeceğiz. Sürecin takipçisi olacağız” sözlerini kaydetti.




 

Suç ve suçlularla mücadele için denetim yapıldı Suç ve suçlularla mücadele için denetim yapıldı

(Ufuk Azbay)