Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin Alpu Ovası’nı kömürlü termik santral projesine karşı koruma mücadelesinde Danıştay’dan tarihi bir karar çıktı.
Hukuki Mücadelede Yeni Bir Zafer
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin Alpu Ovası’nın tarım dışı kullanımına karşı açtığı davada Danıştay 10. Dairesi, yerel mahkemenin davayı reddeden kararını bozdu. Böylece projenin hukuki dayanağının ortadan kalktığına hükmedildi.
ÇED Raporu Olmadan Onay Mümkün Değil
Danıştay kararında, projeye ilişkin daha önce verilen “ÇED Olumlu” kararının iptal edildiği ve bu iptalin kesinleştiği hatırlatıldı. Çevre Kanunu gereği geçerli bir ÇED raporu bulunmayan projelere izin verilmesinin mümkün olmadığı açıkça vurgulandı.
Alpu Ovası Koruma Statüsünde
Kararda öne çıkan bir diğer nokta ise Alpu Ovası’nın “Büyük Ova Koruma Alanı” statüsünde olması. Danıştay, termik santral projesinin bölgedeki verimli tarım arazilerinin bütünlüğünü bozacağını, hava, su ve toprak kirliliği yaratacağını ve tarımsal üretimi tehdit edeceğini belirtti. Ayrıca projede üstün kamu yararı bulunmadığına dikkat çekildi.
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada hukukun Alpu Ovası’nı bir kez daha koruduğunu ifade etti. Ünlüce, Eskişehir’in bereketli topraklarının kömürlü termik santrale teslim edilmeyeceğini, yıllardır verilen mücadelenin yeni bir kazanımla sonuçlandığını belirtti. Başkan, ÇED raporu olmayan ve koruma statüsündeki tarım arazilerini tehdit eden projede kamu yararı bulunmadığının açıkça ortaya konduğunu vurguladı.
Alpu Ovası, Türkiye’nin en verimli tarım alanlarından biri olarak “Büyük Ova Koruma Alanı” statüsüyle korunmaktadır. Daha önce projeye ilişkin verilen ÇED raporu iptal edilmiş ve bu iptal kesinleşmiştir. Bu süreçte Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, tarım arazilerinin korunması için hukuki mücadeleyi sürdürmüştür.
Danıştay’ın aldığı karar, Alpu Ovası’nın tarım dışı amaçlarla kullanılmasının önüne geçerek bölgenin korunmasına yönelik önemli bir adım oldu. ÇED raporu bulunmayan projelere izin verilemeyeceği ve kamu yararı olmadığı tescillendi. Bu karar, hem çevre hem de tarım açısından tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir.