Eskişehir’in kent merkezinde 4 ev hanımı tarafından kurulan dokuma atölyesinde hazırlanan geleneksel ürünler, dünyanın farklı ülkelerine gönderiliyor.

Eskişehir’deki ormanlık alanlara girişler yasaklandı Eskişehir’deki ormanlık alanlara girişler yasaklandı

Eskişehir Halk Eğitim Merkezi’nde açılan dokuma kursuna katılan ev hanımları İlknur Kahvecioğlu, Fisun Ulukan, Ömür Köse ve Saadet Songül eğitim sürecini başarıyla tamamladıktan sonra kendi atölyelerini kurmaya karar verdiler. Tarihi Odunpazarı evlerinde bir yer kiralayan kadınlar, civardaki ilk ve tek özel dokuma atölyesini kurdu. Geleneksel el sanatlarından olan dokumayı gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen girişimci kadınlar, 4 farklı ahşap dokuma tezgâhlarının yardımıyla geleneksel ürünler tasarlıyor. Ayrıca hazırlanan ürünler Amerika ve Belçika başta olmak yurt dışındaki farklı ülkelere de satılıyor.

dokuma-atölyesi-kurdular-2

“Biz sadece öğrenmekle kalmasınn diye istemedik”
Dokuma atölyesinin kurulma sürecinden bahseden İlknur Kahvecioğlu, “Biz halk eğitimin ilk dokuma mezunlarıyız, atölye bizimle birlikte kuruldu. İki yıl dokumanın tüm modüllerini aldık. Geleneksel el sanatlarından dokumayı öğrenmek çok güzel bir şey. Biz sadece öğrenmekle kalmasını istemedik. Oradan mezun 4 kadın arkadaş, bir atölye açmaya karar verdik. Öncelikle örtülerle başladık. Daha sonra sadece bununla olmayacağını anladık farklı tasarımlara yöneldik. Çanta, kırlent ve kese gibi farklı çalışmalara başladık. Özellikle Eskişehir desenlerini çalışmaya karar verdik. Sarıcakaya ve Mihalıççık tarafından çok dokuma var. Ancak oralarda da unutulmuş, ölmeye yüz tutmuş. Odunpazarı civarında da eskiden çok dokuma yapılırmış. Zamanla hepsi gitmiş. Bizi ziyarete gelenler ‘bizde de eski tahta eski ahşap tezgâhlar vardı ama hepsini yaktık, kıymetini bilemedik’ diyorlar. Biz burada bunu yaşatmaya karar verdik. Bu el sanatlarını gelecek nesillere, gençlere tanıtmak ve onlara bunu sunmak en büyük hedefimiz” dedi.

“Belçika’dan Eskişehir’e ziyarete gelenler birisi kese siparişleri vererek yurt dışına götürdü”
Hazırlanan ürünlerin yurt dışı satış sürecine de değinen Kahvecioğlu, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
“İstanbul’da yaşayan genç bir kız, yurt dışı satışı için müracaat etti. Yurt dışı ayağımızı o oluşturdu. Bizden önce örnek ürünler aldı. Sonra bunun devamı geldi. Ona özellikle çantalar çalıştık. Sonra Belçika’dan Eskişehir’e ziyarete gelenler birisi kese siparişleri vererek yurt dışına götürdü.”

“Özellikle erkekler bu konuda daha hassas ve meraklı oluyor”
Atölyeyi ziyaret eden vatandaşların olumlu tepki gösterdiğini dile getiren Fisun Ulukan ise “Gelenler çok büyük tepki veriyor. Özellikle bizim yaşımızdaki insanlar, ‘biz de dokuma yapıyorduk’ diyor. Gençler de atölyemizi ziyaret ediyor. Özellikle erkekler bu konuda daha hassas ve meraklı oluyor. Bayanlar sanırım biraz sabırsız oldukları için buna pek yanaşmıyorlar. Tepkiler genelde güzel oluyor. Tezgâhta önce ipliğe tellerinden geçiriyorsunuz. Sonrasında onu taraktan geçiriyorsunuz. Dokumaya gelince zaten o kadar zorluğu yok. Ama en zoru ise yapım aşaması oluyor. Uzun zamandır yaptığımız için her türlü deseni ve ajuru çıkartabiliyoruz” ifadelerini kullandı.