Dünya Su Günü kapsamında Tepebaşı Belediyesi tarafından gerçekleştirilen “Su ve İnsan” temalı panelde, su kaynaklarının sürdürülebilirliği, iklim krizi ve vahşi madenciliğin çevresel etkileri uzman isimler tarafından masaya yatırıldı.
İklim Krizi ve Siyasi İrade Vurgusu
Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda düzenlenen panelde konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, suyun toprak ve hava ile birlikte yaşamın üç temel bileşeninden biri olduğunu hatırlattı. Küresel ölçekte milyonlarca insanın temiz suya erişim sorunu yaşadığını belirten Ataç, Türkiye'de iklim kriziyle mücadelede yeterli siyasi iradenin sergilenmediğini ifade etti. Su yönetiminin sadece yerel yönetimlerin sorumluluğunda olmadığını vurgulayan Ataç, makro ölçekte çözüm üretilmesi gerektiğini dile getirdi.
Vahşi Madencilik ve Su Tüketimi Tehlikesi
Başkan Ataç, özellikle vahşi madencilik ve termik santrallerin su kaynaklarını hızla tükettiğini ve yeraltı sularını kirlettiğini belirtti. Bu faaliyetlerin doğaya geri dönülemez zararlar verdiğinin altını çizen Ataç, "Altın madenciliği ve termik santraller ya sıkı bir denetime alınmalı ya da faaliyetlerine bir süre ara verilmelidir. Bu tesisler müthiş miktarda su kullanırken aynı zamanda ekosistemi de tahrip ediyor," şeklinde konuştu.
Uzmanlar Kuraklık ve Su Arzı Konusunda Uyardı
Panelde söz alan akademisyenler ve mühendisler, suyun geleceğine dair teknik değerlendirmelerde bulundu. Doç. Dr. Ali Arda Şorman, İç Anadolu Bölgesi'nin ciddi bir kuraklık savaşı verdiğini belirterek tarımsal sulama tekniklerinin acilen değişmesi gerektiğini savundu. Doç. Dr. Fadime Karaer Özmen ise küresel ısınmanın su arzında büyük riskler oluşturduğunu, temiz suya ulaşımın her geçen gün zorlaşacağını ifade etti.
Tepebaşı Belediyesi, çevre koruma ve sürdürülebilirlik odaklı projeleri kapsamında her yıl Dünya Su Günü'nde farkındalık etkinlikleri düzenliyor. Bu yılki panel, Eskişehir Teknik Üniversitesi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ESKİ Genel Müdürlüğü ve EOSB temsilcilerinin katılımıyla, suyun sanayiden tarıma kadar tüm sektörlerdeki stratejik önemini bilimsel verilerle ele almayı amaçladı.
Panelin sonuç bölümünde, ani yağışların ve taşkınların yönetilmesi için yağmur suyu depolama sistemlerinin hayati önem taşıdığı vurgulandı. Çevre Yüksek Mühendisi Sezen Aka ve Şube Müdür Vekili Eylem Sıla Özer, altyapı yetersizliklerine ve suyun kalitesindeki düşüşe dikkat çekerek, gelecekte yaşanabilecek su tahsisi krizlerine karşı şimdiden önlem alınması gerektiği konusunda fikir birliğine vardı.