Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Haydar Urfalı, 2 yıl önce yönetici görevlendirme süreçlerinde mağdur olan 3 üyeleri aracılığıyla Eski İl Milli Eğitim Müdürü Necmi Özen, Eski Odunpazarı İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Başyiğit, Eski Tepebaşı İlçe Milli Eğitim Müdürü Bülent Üzmez hakkında suç duyurusunda bulunduklarını hatırlatarak, şahıslar hakkında dava açıldığını duyurdu.

Meteoroloji gök gürültülü sağanak yağış uyarısı yaptı Meteoroloji gök gürültülü sağanak yağış uyarısı yaptı

07.08.2014 tarihinde 202 sayılı yazımızla İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nü uyararak; yönetici görevlendirme sürecinin hukuksal normlara bağlı, objektif kriterlere göre ve şeffaf olarak işletilmesinin çok önemli olduğunu vurguladıklarını belirten Urfalı,‘‘ Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerinin de aralarında bulunduğu  8 İlçe Milli Eğitim Müdürü henüz iki ay önce bu göreve başlamışlardı. Bu nedenle bırakın okul müdürlerini tanımayı ve değerlendirmeyi okulların yerini bilmediklerinden navigasyonla bulmuşlardı. O dönemde çok ilginç olaylar yaşanmış, adeta çekirdek çitler gibi kul hakkı çıtır çıtır yenmiş ve bu olayların başrolünde yer alarak kurgulayanların ifadesine göre “öteki mahalleden olanlar” en verimli çağlarında ekinler gibi tırpanla biçilmişti. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaklaşık 2 yıl önce sürecin mağduru 3 arkadaşımız aracılığıyla yaptığımız “zincirleme görevi kötüye kullanma” fiilinde bulunmaları iddiasıyla yaptığımız suç duyurusu ve İl İdare Kurulu ile Bölge İdare Mahkemesi  aşamalarının sonucunda, Eski İl Milli Eğitim Müdürü Necmi Özen, Eski Odunpazarı İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Başyiğit, Eski Tepebaşı İlçe Milli Eğitim Müdürü Bülent Üzmez, Şube Müdürleri Serhat Murat, Ahmet Melik Gül, Yaşar Temur ve Ali Şahin Yıldız hakkında Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılmıştır. Hangi mevkide olursanız olun, yarın bu yaptığınız haksızlıkların hesabını yargı aracılığıyla yakanıza sarılır sorarız. Sizlere bunu yaptıranlar gün gelir sizi terk eder. Gün gelir sizleri alkışlayanlar, aslansın kaplansın diyenler, kul hakkı yemeyi hak olarak görenler ile sahte sendikacılar utanmadan sıkılmadan kafalarını kumlara gömerler de sizler bir avuç kumda bulamazsınız. Son söz olarak da; Ne diyelim? Adaletten kaçış yok!”