ABD Başkanı Trump'ın, savaşı bitirmeye yönelik bir anlaşma karşılığında bu diplomatik kural yıkıcı adımı atma hazırlığı, başta Ukrayna olmak üzere Avrupalı müttefiklerde büyük endişe yarattı. İddia, Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner aracılığıyla Moskova'ya doğrudan teklif gönderdiği bilgisine dayanıyor.


GELENEKLERİ BOZAN PLANDAKİ KRİTİK MADDE

Trump'ın 28 maddelik barış planının 21. maddesinde yer aldığı iddia edilen detaylar, Washington’un pozisyonundaki çarpıcı değişimi gözler önüne seriyor:

  • De Facto Tanıma: Kırım, Luhansk ve Donetsk bölgelerinin ABD dahil uluslararası alanda fiilen Rus toprağı olarak tanınması hedefleniyor.

  • Çatışmanın Dondurulması: Herson ve Zaporijya’daki temas hattı boyunca çatışmaların dondurulması; bu durumun, temas hattındaki işgal edilen bölgelerin de fiilen Rus toprağı olarak tanınması anlamına geleceği belirtiliyor.

  • Tampon Bölge: Rus güçlerinin çekileceği bölgelerde, uluslararası alanda Rus toprağı olarak tanınacak tarafsız, askerden arındırılmış bir tampon bölge oluşturulması öngörülüyor.

Gazeteye konuşan bir kaynak, Avrupa'nın endişelerine rağmen bu kararın hayata geçirileceğinin yüksek olasılıklı olduğunu belirterek, "Amerikalıların Avrupa'nın tutumunu umursamadıkları giderek daha açık hale geliyor" yorumunu yaptı.

KREMLİN İÇİN ANAHTAR: ABD’NİN TANIMASI

Kremlin’den yapılan açıklamalar da ABD'nin tanıma teklifinin, Trump'ın barış planının ana unsurlarından biri olacağını doğruluyor. Rusya Devlet Başkanı Putin'in, Washington'un Donbas ve Kırım'ı Rus toprağı olarak tanımasını beklediği bildirildi.

Moskova’ya ilk sunulan 28 maddelik planda fiili tanıma yer alırken, Cenevre'de Ukrayna ve ABD yetkilileri tarafından üzerinde uzlaşılan 19 maddelik yenilenmiş planda da toprak tanıma teklifinin yer almaya devam ettiği belirtiliyor.

UKRAYNA VE AVRUPA'DAN SERT RET

ABD’nin bu radikal adımı, hem Kiev’de hem de Avrupa başkentlerinde büyük bir endişe yarattı ve kesin bir dille reddedildi:

  • Ukrayna Anayasası Engeli: Ukrayna lideri Zelenski’nin eski Başdanışmanı Andriy Yermak, ülkenin topraklarından vazgeçmeyeceğini vurgulayarak, "Ukrayna Anayasası, herhangi bir cumhurbaşkanı veya hükümetin, referandum yapılmadan toprak devri konusunda karar almasını yasaklıyor" açıklamasını yapmıştı.

  • Avrupa'nın Karşı Çıkışı: Avrupa ülkeleri, sınırların zorla yeniden çizilmesini kabul etmeyi kesinlikle reddediyor. Çarşamba günkü koalisyon toplantısının ardından liderler, "Sınırların zorla değiştirilmemesi gerektiği ilkesinde net olduklarını" vurgulayarak bu yaklaşımın küresel barışın temel koşulu olduğunu belirttiler.

Avrupa'nın karşı teklifinde de Rusya’nın işgal ettiği Ukrayna toprakları üzerindeki kontrolünün tanınması kesin bir dille reddedilmişti.

Kaynak: haber merkezi