Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün mayıs ayına ilişkin kuraklık verilerini değerlendiren Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, son dönemde görülen yağışlara rağmen bazı bölgelerde kuraklık riskinin devam ettiğini açıkladı. Kadıoğlu, kısa süreli yağışların geçmiş yıllardan gelen su açığını kapatmaya yetmediğini belirtti.
Kuraklık sadece yağmura bakılarak ölçülmüyor
Kuraklığın yalnızca son haftalarda düşen yağış miktarıyla değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Kadıoğlu, yer altı su kaynakları, baraj doluluk oranları ve toprak neminin de dikkate alınması gerektiğini söyledi. Uzun yıllara yayılan verilerin esas alınması gerektiğini belirten uzmanlar, kısa süreli yağışların yanıltıcı olabileceğine dikkat çekti.
Eskişehir riskli bölgeler arasında gösterildi
İç Batı Anadolu Bölgesi’nde kuraklık belirtilerinin devam ettiğini ifade eden Kadıoğlu, Eskişehir ve çevresinin uzun dönemli kuraklık haritalarında öne çıkan bölgeler arasında yer aldığını söyledi. Bölgedeki yağış eksikliğinin özellikle su kaynakları ve tarımsal faaliyetler açısından yakından takip edilmesi gerektiği belirtildi.
Yer altı suları kritik önem taşıyor
Uzmanlar, kuraklığın etkilerinin yalnızca yüzeyde görülen yağışlarla ortadan kalkmadığını ifade ediyor. Yer altı su rezervlerinin yeniden toparlanmasının uzun zaman aldığına dikkat çekilirken, özellikle tarımsal üretimin yoğun olduğu bölgelerde su kullanımının dikkatli planlanması gerektiği vurgulanıyor.
Uzun vadeli su yönetimi çağrısı
Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, kuraklıkla mücadelede kısa vadeli yağışların değil, uzun dönemli planlamaların esas alınması gerektiğini söyledi. Uzmanlar, su kaynaklarının korunması, tasarruf tedbirlerinin artırılması ve sürdürülebilir su yönetimi politikalarının uygulanmasının önemine dikkat çekiyor.