Havacılık motorlarında Türkiye’nin lider kuruluşu olan TEI, çalışanlarının gelişimine katkı sağlamak amacıyla düzenlediği "Vizyoner Sohbetler" serisi kapsamında tarihi bir ismi ağırladı. Türkiye’nin ilk astronotu ve Türkiye Uzay Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi Alper Gezeravcı, TEI Eskişehir yerleşkesinde düzenlenen etkinlikte uzay yolculuğu deneyimlerini, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki (ISS) bilimsel çalışmaları ve Türkiye’nin gelecek uzay vizyonunu TEI ailesiyle paylaştı.
TEI Üst Yönetimi ve Çalışanlardan Yoğun İlgi
TEI Eskişehir yerleşkesinde gerçekleştirilen özel etkinliğe TEI Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Öztürk, TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit, üst düzey yöneticiler ve çok sayıda çalışan katıldı. "Birlikte Başarma" anlayışıyla hayata geçirilen programda Gezeravcı, savunma ve havacılık sanayisinin kalbinde yer alan mühendis ve teknisyenlerle bir araya gelerek, uzay teknolojileri ile motor sanayisi arasındaki stratejik bağa dikkat çekti.
22 Günlük Görev ve 13 Bilimsel Deney
Alper Gezeravcı, söyleşide Türkiye'nin insanlı ilk uzay misyonu kapsamında gerçekleştirdiği 22 günlük görev sürecini detaylandırdı. 36 binden fazla başvuru arasından seçilme sürecinden, zorlu eğitim programlarına kadar yaşadıklarını aktaran Gezeravcı, ISS'de yürütülen 13 bilimsel deneyin önemine vurgu yaptı. Türkiye'nin uzaya insan göndererek bilimsel deney gerçekleştiren 22'nci ülke olduğunu hatırlatan astronot; malzeme bilimi, biyoloji ve yaşam destek sistemleri alanındaki bu çalışmaların Ay ve Mars’ta sürdürülebilir yaşam araştırmalarına temel teşkil edeceğini belirtti.
Milli Yetkinlik Hamlesi ve Gelecek Vizyonu
Savunma Sanayii Başkanlığı'nın "Millî Yetkinlik Hamlesi" vizyonu doğrultusunda hareket eden TEI, bu buluşmayla nitelikli insan kaynağının geliştirilmesini hedefliyor. Gezeravcı, Türkiye’nin yerli uydu geliştirme kabiliyetlerinden Ay Araştırma Programı’na uzanan geniş ufku hakkında TEI çalışanlarının sorularını yanıtladı. Programın sonunda, havacılık ve uzay sanayisindeki yerli motor çözümlerinin, Türkiye’nin uzaydaki bağımsızlığı için ne denli kritik olduğu bir kez daha vurgulandı.






