Adalet Bakanı Akın Gürlek, dijital dünyada devrim niteliğinde bir dönemin kapılarını araladı. 2026 yılından itibaren sosyal medya hesaplarına girişte kimlik ve cep telefonu doğrulaması zorunlu hale gelirken, 15 yaş altı çocukların platformlara erişimi engellenecek. Ayrıca "ALO Adalet" sistemiyle yargı süreçlerinde şeffaflık artırılacak.
Dijitalleşen dünyada güvenlik ve denetim mekanizmaları, teknolojiyle eş zamanlı olarak evrilmeye devam ediyor. Türkiye, 2026 yılı itibarıyla sosyal medya platformlarında anonimliği sona erdirecek ve çocuk güvenliğini merkeze alacak köklü bir yasal düzenlemeye hazırlanıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından duyurulan bu yeni model, sadece bir "kısıtlama" değil, aynı zamanda dijital suçlarla mücadele ve çocukların çevrim içi istismardan korunması adına atılmış stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Sosyal medya kullanıcılarını yakından ilgilendiren bu düzenleme, kimlik doğrulamadan ALO Adalet gibi yargısal inovasyonlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
Sosyal Medyada Kimlik ve Telefon Doğrulaması Dönemi
Yeni düzenlemenin en dikkat çekici maddesi, sosyal medya hesaplarına girişte uygulanacak olan çift aşamalı doğrulama sistemi. Mevcut durumda e-posta veya basit bir kullanıcı adıyla açılabilen hesaplar, 2026’dan itibaren Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası (TCKN) ve aktif bir cep telefonu numarasıyla eşleştirilmek zorunda kalacak. Bakan Gürlek, TV100 ekranlarında yaptığı açıklamada, bu adımın anonim hesaplar üzerinden işlenen siber zorbalık, dezenformasyon ve hakaret suçlarının önüne geçmek için kritik olduğunu vurguladı. Bu sistem sayesinde, dijital ayak izi gerçek bir kimlikle ilişkilendirilecek ve "sahte profil" devri büyük ölçüde sona erecek.
15 Yaş Altı Çocuklar İçin Dijital Koruma Kalkanı
Çocukların erken yaşta kontrolsüz içeriklere maruz kalması, modern dünyanın en büyük pedagojik sorunlarından biri haline geldi. Adalet Bakanlığı, bu soruna radikal bir çözüm getirerek 15 yaş altı çocukların sosyal medya platformlarına erişimini engellemeyi planlıyor. Bakan Akın Gürlek, ailelerden bu konuda çok yoğun talepler aldıklarını belirterek, düzenlemenin temel motivasyonunun "çocukları dijital risklerden korumak" olduğunu ifade etti. Uzmanlar, bu yaş sınırının çocukların bilişsel gelişimi ve ruh sağlığı üzerinde olumlu etkiler yaratacağını öngörüyor. Özellikle siber zorbalık ve uygunsuz içeriklerin çocukların psikolojisi üzerindeki tahribatını düşündüğümüzde, bu sınırın bir güvenlik duvarı işlevi göreceği aşikâr.
Dijital Güvenlikte Uzman Görüşü ve Uygulama Zorlukları
Siber güvenlik uzmanları ve hukukçular, kimlik doğrulaması şartının teknik altyapısının çok titiz kurulması gerektiği konusunda hemfikir. Kişisel verilerin korunması (KVKK) çerçevesinde, vatandaşların kimlik bilgilerinin sosyal medya devleri tarafından nasıl saklanacağı veya devletin bu verileri nasıl denetleyeceği en çok merak edilen konular arasında. Ancak Bakanlık, bu verilerin güvenliği konusunda şeffaf bir süreç yürütüleceğinin sinyallerini veriyor. Birinci elden gözlemlerimize dayanarak söyleyebiliriz ki; Avrupa Birliği genelinde de benzer "yaş ve kimlik doğrulama" tartışmaları yürütülmekte olup Türkiye, bu düzenleme ile global ölçekte öncü bir denetim modeli oluşturmayı hedeflemektedir.
ALO Adalet: Yargı Süreçlerinde Şeffaflık ve Hız
Sosyal medya düzenlemesiyle eş zamanlı olarak duyurulan ALO Adalet uygulaması, vatandaşların yargıya olan güvenini ve erişilebilirliğini artırmayı amaçlıyor. Bu sistemle vatandaşlar, devam eden dava dosyalarındaki gecikme nedenlerini, dosyanın hangi aşamada olduğunu ve sürecin neden uzadığını doğrudan öğrenebilecekler. Adalet Bakanı Gürlek, bu uygulamanın hâkimlerin "hedef süre" analizlerine uyumunu da teşvik edeceğini belirtti. Uzun yıllardır süregelen "geç gelen adalet" şikayetlerine dijital bir çözüm sunan bu uygulama, yargı bürokrasisini azaltarak şeffaf bir takip mekanizması kurmayı vaat ediyor.
Siber Suçlarla Mücadelede Yeni Bir Milat
Sosyal medyadaki dezenformasyon ve manipülasyon, toplumsal huzuru tehdit eden bir boyuta ulaştı. Kimlik doğrulama sistemi, özellikle organize suç örgütlerinin veya kötü niyetli odakların sosyal medyayı bir silah olarak kullanmasını zorlaştıracaktır. Bakan Gürlek’in açıklamaları, dijital dünyayı bir "kuralsızlık alanı" olmaktan çıkarıp, gerçek hayatın hukuki normlarına entegre etme amacını taşıyor. Vatandaşların internet üzerinde kendilerini daha güvende hissetmeleri ve bir saldırıya uğradıklarında karşılarındaki muhatabın gerçek bir kişi olduğunu bilmeleri, dijital nezaket kurallarının da doğal olarak gelişmesine katkı sağlayacaktır.



