GENEL

Son Ankette "Terörsüz Türkiye" Sürecine Güven Açıklandı

SAMER Saha Araştırmaları Merkezi'nin 18 ilde yaptığı ankete göre, "Terörsüz Türkiye" diyalog sürecine güvenenlerin oranı yüzde 24,2 oldu. Toplum sorumluluğu hükümete yüklüyor.

Siyaset gündemini meşgul eden yeni barış ve müzakere tartışmalarına ilişkin toplumsal refleksleri ölçen dikkat çekici bir anket yayımlandı. SAMER Saha Araştırmaları Merkezi tarafından 18 ilde 1995 kişiyle gerçekleştirilen “Türkiye Geneli Siyasal Gündem ve Seçmen Eğilimi Araştırması” raporuna göre, iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak nitelendirdiği sürece yönelik toplumsal güven ve beklentinin oldukça sınırlı kaldığı görüldü. Mevcut diyalog sürecinin olumlu sonuçlanacağını düşünenlerin oranı yüzde 21,8’de kalırken; sürece açıkça güvendiğini belirtenlerin toplam oranı ise yüzde 24,2 olarak kayıtlara geçti. Araştırma, vatandaşların sürecin sağlıklı ilerlemesindeki en büyük sorumluluğu yüzde 40,7 ile hükümete yüklediğini ortaya koydu.

"Süreç Olumlu Sonuçlanır" Diyenler Azınlıkta Kaldı

7-10 Mayıs 2026 tarihleri arasında yapılan araştırmada katılımcılara ilk olarak, "Mevcut diyalog tartışmalarını göz önünde bulundurarak, sürecin olumlu sonuçlanabileceğini düşünüyor musunuz?" sorusu yöneltildi. Gelen yanıtlar, toplumun büyük bir kısmının temkinli veya şüpheci yaklaştığını gösterdi:

  • Evet (Olumlu sonuçlanır): %21,8

  • Hayır (Olumlu sonuçlanmaz): %26,5

  • Kısmen: %20,7

  • Kararsızım / Fikrim Yok: %27,2

  • Süreç Yok diyenler: %3,8

Toplumun Yarısına Yakını Sürece Güvenmiyor

Yurttaşlardan yürüyen sürece duydukları güveni 1’den 5’e kadar puanlamaları istendiğinde, güvensizlik oranının yüksekliği dikkat çekti. Katılımcıların yüzde 22,9’u sürece “hiç güvenmiyorum”, yüzde 23,2’si ise “güvenmiyorum” yanıtını verdi.

Buna karşın “sürece az güveniyorum” diyenlerin oranı yüzde 25,9 olarak şekillenirken; "güveniyorum" (%16,8) ve "çok güveniyorum" (%7,4) diyenlerin toplamından oluşan net güven oranı yüzde 24,2 seviyesinde kalmış oldu.

En Büyük Sorumluluk Hükümet ve Meclis’in Omuzlarında

Ankette öne çıkan en net bulgulardan biri de sürecin yönetim sorumluluğuna dair oldu. Katılımcılara yöneltilen, "Barış ve müzakere sürecinin sağlıklı ilerleyebilmesi için öncelikli sorumluluğun hangi kurumda ya da yapıda olduğunu düşünüyorsunuz?" sorusuna verilen yanıtlarda, devlet mekanizmaları ve siyasi aktörler ilk sıralarda yer aldı.

Yurttaşların yüzde 40,7’si öncelikli sorumluluğu "Hükümet" olarak işaret ederken, bu seçeneği yüzde 25,9 ile "Meclis" ve yüzde 11,2 ile "Muhalefet" takip etti. Abdullah Öcalan’a sorumluluk atfedenlerin oranı yüzde 10,3, PKK’yı öncelikli sorumlu görenlerin oranı ise yüzde 8,1 olarak belirlendi.

"Sorumlular Gereğini Yapmıyor" Algısı Hakim

Araştırmanın final bölümünde ise katılımcılara, öncelikli sorumluluğu bulunduğunu düşündükleri kurum ya da yapının bu misyonun gereğini yerine getirip getirmediği soruldu. Toplumun bu konuda da ciddi bir memnuniyetsizlik içinde olduğu raporlandı. Katılımcıların yüzde 52,7’si sorumluların gereğini "Hayır, yerine getirmiyor" şeklinde yanıtladı. Sorumlulukların tam anlamıyla yerine getirildiğini düşünen "Evet"çilerin oranı yüzde 26,9’da kalırken, "Kısmen" yanıtını verenler ise yüzde 16,6 olarak kayıtlara geçti.