On bir ayın sultanı Ramazan'da kurulan bereketli sofralar, çoğu zaman ağır şerbetli tatlılarla son buluyor. Ancak uzmanlar, saatlerce dinlenen sindirim sistemine aniden yüklenmenin metabolik maliyetinin ağır olabileceği konusunda hemfikir. İftar sonrası yükselen kan şekerini daha da zıplatan yüksek fruktozlu tatlılar, sadece kilo alımına değil, aynı zamanda kronik yorgunluk ve inflamasyona da davetiye çıkarıyor. Peki, iftar keyfinden ödün vermeden sağlığımızı nasıl koruyabiliriz? İşte uzman görüşleriyle Ramazan’da tatlı tüketiminin püf noktaları...
Kan Şekeri ve İnsülin Dengesi
İftar yemeğiyle birlikte yükselişe geçen kan şekeri, hemen ardından gelen tatlıyla "zirve" yapıyor. Bu durum pankreası aşırı insülin salgılamaya zorlayarak vücudu fazla enerjiyi yağ olarak depolama moduna sokuyor. Şefika Aydın Selçuk, bu keskin dalgalanmaların tokluk hormonları üzerinde dengesizlik yarattığını ifade ediyor.
Şerbetli Tatlılar ve Karaciğer Yükü
Özellikle şerbetli tatlılarda bulunan yoğun şeker (ve bazen fruktoz şurubu), karaciğerde trigliserid üretimini artırarak karaciğer yağlanmasına yol açabiliyor. Uzmanlar, ultra işlenmiş ve paketli tatlıların bağırsak mikrobiyotasına da zarar verebileceği konusunda uyarıyor.
Sağlıklı Alternatifler ve Sıklık
Tatlı tüketiminde "yasak" yerine "sınır" konulması gerektiğini savunan uzmanlar, şu tabloyu öneriyor:
| Tatlı Türü | Önerilen Sıklık | Porsiyon Ölçüsü |
| Sütlü Tatlılar | Haftada 2-3 kez | 1 küçük kâse |
| Güllaç | Haftada 1-2 kez | 1 orta dilim |
| Şerbetli Tatlılar | Haftada 1 kez | 1 küçük dilim |
| Meyve & Yoğurt | Daha sık | 1 porsiyon |
| Doğal Alternatif | Her gün (İsteğe bağlı) | 1-2 hurma + 2 ceviz |