Eskişehirli pancar üreticisinin sabrı taştı. TÜRKŞEKER’in 2026 yılı için açıkladığı, kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 liralık şeker pancarı alım fiyatı, üreticilerin beklentilerini karşılamadı. Çiftçinin talebi ise net: Pancar fiyatı en az 4 bin 500 lira olmalı!
Geçen yıl 3 bin 100 lira olan alım fiyatının bu yıl 3 bin 720 liraya yükseltilmesi, yüzde 20’lik artış anlamına geliyor. Peki, mazot, gübre, elektrik, sulama, tohum ve işçilik maliyetleri de yüzde 20 mi arttı?
İşte çiftçinin asıl isyanı burada başlıyor...
Tarlaya girmeden borçlanan, üretim boyunca artan maliyetlerle boğuşan, hasat sonunda kazandığıyla borçlarını kapatmaya çalışan çiftçi, açıklanan fiyatın, emeğinin karşılığı olmadığını söylüyor. Üstelik pancar bedellerinin şubat ayında ödenecek olması, üreticinin önündeki belirsizliği daha da artırıyor…
Çiftçi yalnızca fiyatı değil, geleceğini de sorguluyor…
“EN AZ 4 BİN 500 LİRA OLMALI”
Eskişehir Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Halil Ünal da açıklanan fiyata tepki göstererek taban fiyatın en az 4 bin 500 liraya çıkarılmasını istedi…
Ünal’ın dikkat çektiği nokta açık: Gübre, mazot, işçilik ve enerji giderlerindeki artışlar, pancar fiyatına yapılan yüzde 20’lik zammın çok üzerinde. Üretim maliyetinin ton başına yaklaşık 4 bin liraya ulaştığı bir ortamda 3 bin 720 liralık fiyat, üreticinin beklentilerini karşılamıyor. Üstelik mesele yalnızca bu yılın hesabı değil. Çiftçinin borçlarını ödeyebilmesi, ailesinin geçimini sağlaması ve gelecek yıl yeniden tarlasına dönebilmesi gerekiyor. Maliyetinin altında üretim yapan bir çiftçiden aynı ürünü gelecek yıl da ekmesini beklemek biraz insafsızlık olmaz mı?
“MAZOT 100 LİRAYA, GÜBRE 52 LİRAYA ÇIKTI”
Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu’nun açıklamaları da üreticinin içinde bulunduğu tabloyu gözler önüne seriyor…
Çelikoğlu, mazotun 100 liraya, gübrenin 52 liraya çıktığını belirterek pancar fiyatının üreticinin gerçek maliyetleri dikkate alınarak değerlendirilmesini istedi.
Bir tır pancarın 27-28 ton geldiğini hatırlatan Çelikoğlu, nakliye farkı hesaba katılmadığında bile bir TIR pancar karşılığında ancak bir ton mazot alınabildiğini, aynı miktardaki pancarla yaklaşık iki ton DAP gübresi temin edilebildiğini dile getirdi.
Ardından şu soruyu sordu:
“Bu çiftçiye hak mı, reva mı?”
Bu sorunun cevabını yalnızca çiftçi değil, tarım politikalarını belirleyenler de vermeli.
Çünkü üreticinin itirazı, daha fazla kazanma isteğinden ibaret değil. Çiftçinin amacı belli; yaptığı masrafı karşılayabilmek ve üretime devam edebilmek istiyor…
“GELECEK YIL PANCAR EKMEYELİM!”
Çelikoğlu’nun gelecek yıl pancar ekilmemesi yönündeki çağrısı, sorunun ulaştığı noktayı gösteriyor…
Üreticiler, mevcut fiyat politikası devam ederse pancar ekmekten vazgeçebileceklerini dile getiriyor. Bu sözler yalnızca bir tepki olarak görülüp geçiştirilemez. Çünkü pancar üretimindeki olası düşüş, çiftçinin yanı sıra şeker fabrikalarını, hayvancılığı ve gıda sanayisini de etkileyebilir…
Şeker pancarı, yalnızca şekerin ham maddesi değil. Üretimden elde edilen küspe hayvancılıkta, melas ise çeşitli sanayi kollarında kullanılıyor. Dolayısıyla pancar tarlasındaki daralma, üretim zincirinin başka halkalarında da sorun yaratabilir.
Yaklaşık 100 bin çiftçinin üretim yaptığı ve etki alanıyla 3 milyon insana ekonomik katkı sağladığı belirtilen bu sektörde, alınacak kararların sonuçları geniş bir kesimi ilgilendiriyor…
Çiftçiyi üretimden uzaklaştırmak kolay, yeniden üretime döndürmek ise çok daha zor…
PANCAR FİYATI YENİDEN
DEĞERLENDİRİLMELİ
Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı, üreticilerin itirazlarını dikkate alarak açıklanan fiyatın yeniden değerlendirilmesi için harekete geçmeli.
Elbette fiyat belirlenirken piyasa koşulları ve sektörün bütün dengeleri gözetilmeli. Ancak üreticinin maliyetlerini karşılayamadığı bir fiyatın uzun vadede sürdürülebilir olmayacağı da unutulmamalı…
Beklenti belli: Ton başına en az 4 bin 500 lira.
Yetkililer, çiftçinin talebini yalnızca bir fiyat tartışması olarak görmemeli. Asıl mesele, önümüzdeki yıl tarlaların boş kalıp kalmayacağıdır…
Eğer çiftçi üretimden çekilirse bunun bedelini yalnızca pancar üreticisi ödemez. Şeker fabrikaları ham madde bulmakta zorlanabilir, hayvancılık yan ürün tedarikinde sıkıntı yaşayabilir ve şeker ihtiyacının karşılanmasında ithalat baskısı artabilir…
Üreticinin bugün yaşadığı sıkıntıyı görmezden gelmek, yarının daha büyük sorunlarına kapı aralayabilir…
Başka bir ifade ile yeni ekonomik sıkıntıların farklı bir versiyonu olabilir...
ÇİFTÇİYİ KÜSTÜRMEYİN!
Şeker pancarının stratejik bir ürün olduğunu unutmayalım...
Böyle bir üründe üretimin devamlılığı, çiftçinin tarlasından kazanç sağlayabilmesine bağlıdır…
Bir yıl boyunca emek veren, mazot ve gübreye para yetiştirmeye çalışan, sulama ve işçilik giderlerini sırtlanan üreticiye yalnızca fiyat artışını göstermek yeterli olmaz. değil. Önemli olan, yapılan artışın gerçek maliyetler karşısında ne ifade ettiğidir…
Soruyorum: Mazot, gübre, elektrik ve işçilik giderleri yüzde 20 mi arttı ki pancar fiyatına yalnızca yüzde 20 zam yapıldı?
Bu soruya tatmin edici bir cevap verilmeden üreticinin itirazlarının sona ermesini beklemek hayalcilik olur...
TÜRKŞEKER ve ilgili bakanlıklar, pancar üreticisinin sesini duymalı; maliyetleri esas alan, çiftçinin emeğini koruyan bir düzenlemeyi ivedilikle gündeme almalı…
Aksi hâlde bugün “Pancar ekmeyeceğiz” diyen üreticilerin sayısı artarsa yarın şeker fabrikalarının kapısında ham madde beklemek zorunda kalınabilir...
Unutulmasın: Çiftçinin küstüğü yerde üretim azalır, üretimin azaldığı yerde ithalatın kapısı aralanır. Bunun faturası da eninde sonunda ülke ekonomisine ve tüketiciye olumsuz şekilde yansır...…
* * *