Ramazan ayı, manevi bir arınma dönemi olmasının yanı sıra vücudun biyolojik ritminin de yeniden şekillendiği bir süreçtir. Gün boyu besin ve sıvı alımının durmasıyla birlikte vücut, depoladığı enerjiyi kullanmaya başlar. Bu süreci halsiz düşmeden tamamlamak, kan şekerini dengelemek ve zihinsel berraklığı korumak ise tamamen sofradaki tercihlerimize bağlıdır. 2026 Ramazanını daha enerjik geçirmek için beslenme çantanıza bu uzman tavsiyelerini mutlaka ekleyin.
Sahurda Enerji Depolamanın Formülü
Sahur öğünü, günün "yakıt ikmali" noktasıdır. Burada yapılacak hatalar, öğleden sonra enerjinizin tamamen tükenmesine yol açabilir:
-
Protein ve Kompleks Karbonhidrat Dansı: Yumurta gibi kaliteli proteinlerin yanına tam tahıllı ekmek veya yulaf eklemek, enerjinin kana yavaş ve düzenli salınmasını sağlar.
-
Sağlıklı Yağların Gücü: Çiğ ceviz, badem veya zeytinyağı, tokluk süresini uzatarak beyne sürekli enerji pompalar.
-
Meyve Şekeri Yerine Lif: Sahurda aşırı tatlı meyveler yerine lifli sebzeler tüketmek, ani şeker düşüşlerini (hipoglisemi) önler.
İftarda Enerji Kazanımı: Hız Değil Denge
İftarda hızlı yemek, kanın sindirim sistemine hücum etmesine ve dolayısıyla beyne giden oksijenin azalarak "yemek sonrası ağırlığına" neden olur:
-
Yavaş Başlangıç: Su ve hurma ile kan şekerini nazikçe yükseltin. Çorbadan sonra verilecek 15 dakikalık ara, enerjinizin iftar sonrasına da kalmasını sağlar.
-
Hafif Pişirme Teknikleri: Ağır yağlı kızartmalar yerine fırın veya haşlama tercih etmek, karaciğeri yormaz ve ertesi güne daha dinç uyanmanıza yardımcı olur.
Gün İçinde "Enerji Tasarrufu" Yöntemleri
-
20 Dakikalık Güç Uykusu (Kaylule): Öğle vakti yapılacak kısa bir şekerleme, zihni resetler ve dikkati artırır.
-
Ilık Duş ve Ferahlık: Vücut ısısının yükseldiği saatlerde ılık bir duş almak veya el-yüz yıkamak, dolaşımı hızlandırarak anlık enerji verir.

-
Su Yönetimi: İftar ile sahur arasında suyu yudum yudum içmek, hücrelerin hidrasyonunu (sıvı dengesini) sağlar. Tek seferde çok su içmek böbrekleri yorar ve enerjinizi düşürür.


