Türkiye’nin eğitim gündemi, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen, can kayıplarıyla sonuçlanan okul saldırılarıyla sarsıldı. Yaşanan bu menfur hadiselerin ardından eğitimcilerin sabrı taştı. Eğitim-İş ve Eğitim-Sen, okulların artık güvenli alanlar olmaktan çıktığını belirterek; öğretmenlerin can güvenliği ve öğrencilerin yaşam hakkı için 15, 16 ve 17 Nisan tarihlerinde Türkiye genelinde 3 günlük iş bırakma eylemi başlattı.
"Güvenli Okul İstiyoruz"
Saldırıların ardından yapılan açıklamalarda, eğitim kurumlarındaki güvenlik önlemlerinin yetersizliği ve artan şiddet olayları ana gündem maddesi oldu. Sendikalar, Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) seslenerek eğitim emekçilerinin ve çocukların kaderine terk edilemeyeceğini vurguladı.
Eğitim-İş: "Bu Bir Meslek Onuru Mücadelesidir"
Eğitim-İş tarafından yayımlanan bildiride, Kahramanmaraş’taki saldırıda 1 öğretmen ve 3 öğrencinin yaşamını yitirmesi hatırlatılarak şu ifadelere yer verildi:
"Okullarda ne öğrenciler güvende, ne de eğitim emekçileri! Eğitimde şiddetin kader olmadığını haykırmaya devam ediyoruz. Çocuklarımızın yaşam hakkı ve can güvenliğimiz için geri adım atmıyoruz. 15, 16 ve 17 Nisan tarihlerinde iş bırakıyoruz."
Eğitim-Sen: MEB Önünde "Yaşam Nöbeti" Başladı
Üretimden gelen güçlerini kullanacaklarını açıklayan Eğitim-Sen, eylemlerini bir üst seviyeye taşıdı. Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde "Yaşam Nöbeti" başlattıklarını duyuran sendika, tüm eğitim emekçilerini ve duyarlı vatandaşları bu nöbete destek vermeye çağırdı.
Eylem Takvimi ve Katılım
Eylem kapsamında 15 Nisan’da başlayan iş bırakma süreci, 17 Nisan mesai bitimine kadar devam edecek. Bu süre zarfında Türkiye’nin pek çok ilinde öğretmenler derslere girmeyerek il milli eğitim müdürlükleri önünde basın açıklamaları düzenleyecek. Eğitimciler; okullara uzman güvenlik görevlileri atanmasını, X-ray cihazları ve güvenlik bariyerlerinin kurulmasını ve eğitimde şiddete yönelik yasal düzenlemelerin ağırlaştırılmasını talep ediyor.





