Türkiye'de büyük yankı uyandıran ve hafızalardan silinmeyen Münevver Karabulut cinayetini konu alan belgesel, çevrimiçi bir platformun "true crime" serisi kapsamında yayınlanmak üzere hazırlandı. Ancak yapım süreci, ailenin rızası alınmadığı için skandala dönüştü.
Baba Süreyya Karabulut: "Çok Yoruldum, Kapansın İstiyoruz"
Dosyanın yeniden gündeme gelmesinden büyük rahatsızlık duyan baba Süreyya Karabulut, belgesel hakkında hiçbir bilgilerinin olmadığını belirtti. Acılarını dindirmek için Bolu'ya yerleştiğini ve konuyu kapattığını söyleyen Karabulut, tepkisini şöyle dile getirdi:
"Dosyayı kapattım. Her şeyden uzaklaştım... Bizim bilgimiz dışında yapılmış. Görüşme ve benzeri bir şey yok. Şikâyetçi olacağım. Ben çok yoruldum, ilahi adalete sığındım. Artık bu konuyu tamamen kapatıp uzaklaşmak isterken tekrar tekrar gündeme gelmesini istemiyoruz."
Karabulut'un, sokakta bile kimliğini gizlediğini söylemesi, ailenin yaşadığı psikolojik baskının boyutunu gözler önüne serdi.
Hukuki Süreç Başlatılıyor
Ailenin avukatı Murat Öksüz de belgeselin hukuki boyutunu değerlendirdi. Avukat Öksüz, Türk Medeni Kanunu ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca, bir kişinin hayatı, özel yaşamı ve aile mahremiyetine ilişkin içeriklerde aile izninin zorunlu olduğunu vurguladı.
-
İhtarname Gönderildi: Belgeselin çekileceği haberi aylar önce gündeme geldiğinde, ailenin avukatları tarafından dijital platforma yazılı ihtarname gönderildiği ortaya çıktı.
-
Dava Yolda: Avukat Öksüz, ailenin rızası olmadan yapılan bu yapıma karşı hukuki sürecin başlatılacağını ve gerekli davaların açılacağını belirtti.




