Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Cumartesi günü BM Genel Kurulu'nun 80. oturumunda yaptığı konuşmada, Moskova'nın NATO veya Avrupa Birliği'ne saldırma niyetinin "hiçbir zaman olmadığını ve olmayacağını" belirterek, Rusya'ya yönelik herhangi bir saldırının "kesin bir şekilde püskürtüleceğini" vurguladı.

NATO başkentlerine taahhütlerine saygı göstermelerini ve yasal olarak bağlayıcı güvenlik garantileri konusunda anlaşmaya varmalarını defalarca önerdik. Önerilerimiz görmezden gelindi ve görmezden gelinmeye devam ediyor.

Lavrov, "Ayrıca, NATO ve AB ülkelerine fiilen saldırı planlamakla suçlanan Rusya'ya karşı güç kullanma tehditleri giderek yaygınlaşıyor" dedi.

Devlet Başkanı Vladimir Putin'in "bu tür provokasyonları defalarca çürüttüğünü" vurgulayan Putin, "Rusya'nın hiçbir zaman böyle bir niyeti olmadı ve olmayacak. Ancak ülkeme yönelik herhangi bir saldırı kesin bir şekilde püskürtülecektir. Bu konuda hiçbir şüphe olmamalı." dedi.


Filistin ve Orta Doğu

Lavrov, İsrail-Filistin ihtilafına değinerek, dünyanın "BM'nin Filistin devleti kurulmasına ilişkin kararını gömmeyi amaçlayan bir darbe girişimine tanık olduğunu" söyledi.

İsrail'in, aralarında çocukların da bulunduğu Filistinli sivillerin ölümüne, Gazze'de hastane ve okulların yıkılmasına yol açan eylemlerinin "hiçbir haklı gerekçesi" olmadığını söyledi.

Batı Şeria'nın ilhak edilmesi planlarını ve Filistinlilere yönelik "toplu cezalandırma"yı da eleştirdi.

Lavrov, Batılı ülkelerin aylar öncesinden niyetlerini açıklamalarına rağmen Filistin'i tanımayı neden geciktirdiklerini sorguladı.

"Görünüşe göre yakında hiçbir şeyin kalmayacağını ve tanıyacak kimsenin kalmayacağını umuyorlardı" dedi.

Rusya Dışişleri Bakanı, İran'ın nükleer programıyla ilgili duruma da değinerek, Batı'nın Çin'i reddetmesinin ve Rusya'nın BM Güvenlik Konseyi'ndeki İran'a yönelik yaptırım girişiminin, Rusya'nın "BM Güvenlik Konseyi'nde yapıcı çözüm arayışlarını sabote etme politikasını ve şantaj ve baskı yoluyla Tahran'dan tek taraflı tavizler koparma isteğini" ortaya koyduğunu söyledi.

Lavrov, "Bu politikayı kabul edilemez buluyoruz ve Batı'nın BM'nin İran karşıtı yaptırımlarını yeniden yürürlüğe koyma yönündeki tüm manipülasyonları ve yaptırımların kendisi yasadışıdır" dedi.


BM reformu ve çok kutupluluk

Lavrov konuşmasının önemli bir bölümünü BM ve küresel yönetişimin reformu çağrılarına ayırdı.

Güvenlik Konseyi'nin Asya, Afrika ve Latin Amerika'dan daimi üyeleri kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini savundu, özellikle Brezilya ve Hindistan'ı sayarken Afrika'ya karşı "tarihi adaletsizlikler" olarak adlandırdığı şeyleri düzeltti.

Küresel Güney'in artan nüfuzuna paralel olarak IMF, Dünya Bankası ve DTÖ'nün demokratikleştirilmesi gerektiğini savundu ve Batı'nın BM Şartı'nı "kurallara dayalı bir düzen" ile değiştirme girişimlerine karşı uyardı.

Lavrov, "Eşitlik, nesnel olarak ortaya çıkan çok kutupluluğun temelidir. Rusya kimseye karşı devrimi savunmuyor... Üye devletleri ve Sekreterya liderliğini, BM Şartı'nın tüm ilkelerine çifte standartlara başvurmadan sıkı sıkıya bağlı kalmaya çağırıyoruz," dedi.


ABD-Rusya ilişkileri

Rus diplomat, Moskova'nın ABD Başkanı Donald Trump ile Alaska zirvesinin ardından Washington ile diyaloğun devam edeceğine dair "belli umutlar beslediğini" söyledi.

Putin'in, ABD'nin de uyması koşuluyla, Şubat 2026'da sona erecek olan Yeni START Anlaşması'nın niceliksel sınırlarının bir yıl daha uzatılmasına ilişkin son önerisini, stratejik bir silahlanma yarışını önlemek ve öngörülebilirliği sağlamak için atılmış bir adım olarak gösterdi.

Kaynak: AA