İran İslam Cumhuriyeti, tarihinin en büyük varoluşsal krizlerinden birini yaşıyor. Dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in ABD ve İsrail operasyonuyla öldürülmesinin ardından, ülkede "kimin başa geçeceği" sorusu bir ulusal güvenlik meselesine dönüştü. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, Liderlik Konseyi’nin bugün resmen kurulacağını ve yeni lideri belirleme sürecinin hızlandırıldığını duyurdu.

Konsey toplandı: Üç kişilik geçici yönetim devrede

İran Anayasası’nın 111. maddesi uyarınca, koltuğun boşalmasıyla birlikte yönetim yetkileri geçici bir heyete devredildi. Bu heyet; Cumhurbaşkanı, Yargı Erki Başkanı ve Anayasayı Koruyucular Konseyi’nden bir fakihten oluşuyor. Ancak asıl karar verici merci, 88 din bilgininden oluşan Uzmanlar Meclisi olacak. Meclis üyelerinin neredeyse tamamının bizzat Hamaney döneminde seçilmiş olması, yeni liderin "sertlik yanlısı" ve Hamaney çizgisine sadık bir isim olacağını garantiliyor.

Masadaki en güçlü üç aday

Kulislerde ve uluslararası analizlerde üç isim ön plana çıkıyor:

  • Ali Laricani: Hem diplomatik tecrübesi hem de nükleer müzakerelerdeki aktif rolüyle sistemin en güvenilir isimlerinden biri. Dr. Küçük gibi uzmanlara göre, Laricani’nin hem içerideki dengeleri koruma hem de dış dünyayla (gerektiğinde) pazarlık yapabilme yeteneği onu bir adım öne çıkarıyor.

  • Mücteba Hamaney: Ali Hamaney’in oğlu. Babasının mirasını korumak isteyen muhafazakar kanadın en büyük kozu. Babası gibi o da liderlik koltuğuna oturmadan önce hızla "Ayetullah" mertebesine yükseltilebilir.

  • Hasan Humeyni: Devrimin kurucusu Ayetullah Humeyni’nin torunu. Sembolik gücü ve halk nezdindeki meşruiyeti oldukça yüksek olsa da, sistemin çekirdek kadrosuyla olan mesafesi bir engel olarak görülüyor.


"Kalplerini yakacağız": İntikam yeminleri

Ali Laricani, devlet televizyonundan dünyaya seslenirken oldukça sert bir ton kullandı. İsrail’in İran’ı parçalamayı hedeflediğini savunan Laricani, "ABD ve İsrail, Hamaney’i öldürerek İran halkının kalbini yaktı, biz de onların kalbini yakacağız" diyerek ordunun tam yetkiyle sahada olduğunu vurguladı.

Teknolojik ve askeri hazırlık süreci

MİT Akademisi'nin daha önce dikkat çektiği "algoritmik harp" ve "hiper harp" kavramları, İran’ın bu yeni liderlik döneminde en büyük sınavı olacak. Yeni liderin, sadece dini bir figür değil, aynı zamanda çökmekte olan savunma hatlarını dijital ve teknolojik olarak ayağa kaldıracak bir stratejist olması bekleniyor.


Editörün Notu: İran’da bugün kurulacak konsey, sadece bir isim belirlemeyecek; aynı zamanda Orta Doğu'da ya büyük bir savaşın ya da kontrollü bir geri çekilmenin fitilini ateşleyecek.

Kaynak: HABER MERKEZİ