Acıbadem Bakırköy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor Muhammed Sami Tufan, çocuklarda karın ağrısının basit geçici etkenlerden acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi hastalıklara kadar geniş bir yelpazede ortaya çıkabileceğini belirtti. Özellikle okul çağındaki çocuklarda görülen şikâyetlerin sadece psikolojik olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanırken, ebeveynlerin hangi durumlarda vakit kaybetmeden hekime başvurması gerektiği detaylandırıldı.

Sindirim sistemi sorunları ve kabızlık ilk sırada yer alıyor

Çocukluk döneminde karşılaşılan karın ağrılarının en yaygın gerekçelerinden biri kabızlık olarak öne çıkıyor. Okul çağındaki çocuklarda dışkılama sıklığının azalması, ağrılı ve sert dışkılama ile tuvalet ihtiyacını ertelemeye bağlı olarak karın bölgesinde şişkinlik hissi oluşabiliyor. Ağrının Genellikle kramp tarzında gelip geçici nitelikte olduğu ve dışkılama sonrasında hafiflediği gözlemleniyor. Yetersiz sıvı alımı, lif açısından fakir beslenme düzeni ve tuvaleti erteleme alışkanlığının kabızlığı tetiklediği aktarılırken, tekrarlayan şikâyetlerde hekim kontrolünün aksatılmaması gerektiği ifade ediliyor.

Mide ve bağırsak enfeksiyonları sıvı kaybı riski taşıyor

Bağırsak hareketlerindeki değişimler ve gaz birikimi geçici ağrılara yol açabilirken; kusma, ishal ve ateşin eşlik ettiği tablolar çoğunlukla mide-bağırsak enfeksiyonlarına işaret ediyor. Viral kökenli bu enfeksiyonlarda en kritik hususun vücudun susuz kalmaması olduğu bildiriliyor. Çocuğun yeterli miktarda sıvı tüketemediği, idrar çıkışının gözle görülür şekilde azaldığı, aşırı halsizlik yaşadığı veya ağrının şiddetlendiği hallerde vakit kaybetmeden tıbbi değerlendirme yapılması öneriliyor.

Psikolojik etkenler ve kaygı fiziksel ağrıya dönüşebiliyor

Karın ağrısı şikâyetlerinde her zaman organ odaklı veya yapısal bir hastalık tespit edilemeyebiliyor. Okul dönemindeki çocuklarda stres, kaygı, okul ortamı veya sosyal çevrede yaşanan problemler tekrarlayan ağrıların kaynağı olabiliyor. Belirgin bir organik neden bulunmayan ve stresli zaman dilimlerinde artış gösteren bu durumlar strese bağlı ağrı olarak nitelendiriliyor. Ancak çocuğun hissettiği ağrının gerçek olduğu unutulmamalı, şikâyetler yalnızca okula gitmeme bahanesi olarak görülmemeli ve organik olasılıkların elenmesi için uzman görüşü alınmalıdır.

Sistemik enfeksiyonlar ve acil organ dönmesi durumları

Karın ağrısının kaynağı her zaman doğrudan sindirim organları olmayabiliyor; idrar yolu enfeksiyonları da bu yakınmaya sebebiyet verebiliyor. Ayrıca boğaz veya akciğer enfeksiyonları gibi vücudun farklı noktalarındaki rahatsızlıklar karın bölgesine yansıyabiliyor. Erkek çocuklarında testisin kendi etrafında dönmesi olarak bilinen testis torsiyonu, kız çocuklarında ise yumurtalığın dönmesi anlamına gelen over torsiyonu gibi durumlar, acil cerrahi müdahale gerektiren ve doğrudan karın ağrısıyla belirti veren kritik sağlık sorunları arasında sayılıyor.

Giderek şiddetlenen ve sağ alt karına yerleşen ağrı apandisit habercisi

Acil tıbbi değerlendirme gerektiren durumlardan biri olan apandisitte, ağrının zamanla şiddetini artırması ve özellikle sağ alt karın alanında yoğunlaşması belirleyici kabul ediliyor. Bu tabloya hareket etmekte güçlük çekme, kusma ve yüksek ateş gibi bulgular eşlik edebiliyor. Küçük yaş gruplarında apandisitin her zaman klasik seyir izlemeyebileceği, bu nedenle belirgin bir noktaya yerleşen veya sürekli artan ağrılarda aynı gün içerisinde doktora başvurulmasının şart olduğu bildiriliyor.

Karın ağrısı vakalarında ağrının başlama zamanı, hissedildiği bölge, beslenme ve dışkılama ile olan ilişkisi, gece uykudan uyandırıp uyandırmadığı gibi parametreler teşhis sürecinde büyük önem taşıyor. Ebeveynlerin çocuktaki ateş, kusma, ishal veya idrar yakınmalarını detaylı şekilde gözlemleyerek sağlık kuruluşuna iletmesinin tanı koyma sürecini kolaylaştırdığı aktarılıyor.

Ebeveynlerin gecikmeden doktora başvurmasını gerektiren 10 kritik durum şu şekilde sıralanıyor: Karın ağrısının sürekli veya şiddetli olması, ağrının giderek artarak sağ alt karında belirginleşmesi, tekrarlayan veya yeşil renkli kusma yaşanması, kusmukta veya dışkıda kan görülmesi, belirgin karın şişliği bulunması, çocuğun sıvı alamaması ve idrar miktarının azalması gibi dehidrasyon belirtileri göstermesi, genel durumda bozulma ve aşırı halsizlik olması, ağrı nedeniyle yürümek istememesi, erkek çocuklarda testiste ağrı ve şişlik, kız çocuklarında ise aniden başlayan şiddetli kasık ağrısına kusmanın eşlik etmesi. Bu işaretlerin varlığında zaman kaybetmeden uzman hekim değerlendirmesine başvurulması gerekmektedir.

Kaynak: Haber Merkezi