Küresel piyasalar, Ortadoğu havzasında derinleşen siyasi ve askeri krizlerin gölgesinde tarihi bir enerji darboğazıyla karşı karşıya kaldı. Uluslararası ajansların ve saygın ekonomi yayın organlarının aktardığı analizlere göre; Hürmüz Boğazı'ndaki nakliye ablukasının kırılamaması durumunda, Brent petrolün varil fiyatının 180 dolara fırlayabileceği öngörülüyor. Enerji kıtlığı ve ekonomik çöküş riskine karşı mart ayından bu yana olağanüstü hal veya kriz yönetim sistemi ilan eden ülke sayısı kısa sürede 76’ya yükseldi. Stokların tarihin en hızlı tükeniş sürecini yaşadığı bu dönemde, uzmanlar dünya genelinde akaryakıt karnesi ve sanayide şalter indirme riskine karşı uyarıyor.
"Ödünç Alınmış Zamanda Yaşıyoruz"
İngiliz Financial Times gazetesine değerlendirmelerde bulunan ünlü ekonomi lideri Paul Diggle, temsil ettiği kuruluş bünyesinde petrolün 180 dolara ulaşabileceği en kötü senaryoyu masaya yatırdıklarını açıkladı. Bu seviyenin küresel çapta enflasyonu tetikleyeceğini belirten Diggle, Avrupa ve Asya kıtalarındaki birçok gelişmiş ekonominin resesyona (mali durağanlık) sürükleneceğini iddia etti. Kuzey yarım kürede yaz mevsiminin başlamasıyla artacak olan klima/serinletme ihtiyacı ile tatil trafiğinin; benzin, jet yakıtı ve motorin stokları üzerinde tarihin en ağır baskısını kuracağı vurgulandı.
Devletler Savunma Mekanizmalarını Sertleştiriyor
Krizin derinleşmesiyle birlikte küresel arenada radikal adımlar ardı ardına geldi. Avustralya yönetimi, iç piyasadaki yakıt ve gübre tedarikini güvenceye almak adına 10 milyar dolarlık dev bir acil durum finansmanı ayırdığını teyit etti. Hindistan ise döviz rezervlerini korumak amacıyla yerel halkın yurt dışı seyahatlerini ve kıymetli maden (altın) alımlarını kısıtlama yoluna gitti. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, nisan ve mayıs aylarındaki hızlı tırmanışla birlikte acil durum eylem planı devreye sokan ülke sayısı 80 sınırına dayandı.
Günlük 9 Milyon Varillik Dev Arz Açığı
Uluslararası petrol sirkülasyonundaki açık, resmi rakamlarla da tescillendi. Mart-Haziran periyodunda küresel petrol talebinin, mevcut üretim gücünden günlük ortalama 6 ila 9 milyon varil daha fazla seyredeceği saptandı. Oluşan bu devasa uçurumu kapatmak isteyen hükümetler, mülkiyetlerindeki stratejik rezervleri piyasaya akıtıyor. Sistem içerisine her gün acil durum payından 2 milyon varili aşkın ürün pompalansa da bu takviye mekanizmasının temmuz ayında sonlandırılması planlanıyor. Savaşın başlangıcından bu yana dünya genelindeki stratejik rezervlerden tam 380 milyon varil petrol buharlaştı.
150 Dolar Sınırı Fiziksel Kıtlık Demek
Mevcut lojistik pürüzlerin en şiddetli hissedildiği alanlar havacılık sektörü (jet yakıtı) ile petrokimya branşları oldu. Brent petrol halihazırda 110 dolar barajını devirmiş durumda. Uzmanlar, 110 dolarlık mevcut seviyenin tüketim motivasyonunu henüz tamamen kırmadığını ancak fiyatların 150 doların üzerine çıkması durumunda stagflasyonist (durgunluk içinde enflasyon) bir felaketin kaçınılmaz olacağını belirtiyor. Bu tırmanma senaryosunda, dünya genelinde fiziksel yakıt kıtlıkları, tedarik zincirlerinin tamamen kırılması ve küresel ekonomik büyümenin durması bekleniyor.