Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS), dünya genelinde yaklaşık 400 bin bireyi etkileyen ve her yıl 100 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden olan ciddi bir nörolojik rahatsızlık olarak dikkat çekiyor. Motor nöronların kaybıyla seyreden bu hastalıkta, belirtilerin başlamasından itibaren yaşam süresi genellikle 2 ila 5 yıl arasında değişirken, modern rehabilitasyon yöntemleri yaşam kalitesini artırmada kilit rol oynuyor.

ALS Hastalığı

Motor Nöron Hastalığı: ALS’nin Fizyolojik Etkileri ve Yaygınlığı

Halk arasında motor nöron hastalığı olarak da bilinen ALS, istemli kas hareketlerini yöneten sinir hücrelerini hedef alarak beyinden kaslara giden sinyal akışını kesintiye uğratıyor. İstatistiksel verilere göre, her 100 bin kişiden 2 ila 6'sında görülen bu rahatsızlık, erkeklerde kadınlara oranla daha sık ortaya çıkıyor. Vakaların büyük çoğunluğuna 55-75 yaş aralığında tanı konulsa da, hastalık daha erken yaş gruplarında da görülebiliyor. Son olarak 53 yaşında hayatını kaybeden ünlü oyuncu Eric Dane örneğinde olduğu gibi, teşhis sonrası süreç bazen bir yıldan daha kısa bir sürede hızla ilerleyebiliyor.

ALS Hastalığı

Belirtiler Uç Bölgelerde Başlayıp Tüm Vücuda Yayılıyor

ALS belirtileri başlangıç aşamasında kişiden kişiye farklılık gösterse de, genellikle eller, kollar veya bacaklar gibi uç bölgelerde kendini fark ettiriyor. Hastalarda kas güçsüzlüğü, günlük işleri yaparken zorlanma, ayak ve bilek kaslarında belirgin zayıflık gibi semptomlar ön plana çıkıyor. İlerleyen evrelerde peltek konuşma ve yutma güçlüğü gibi hayati fonksiyonları etkileyen durumlar tabloya ekleniyor. Uzmanlar; bacak tipi, kol tipi ve bulbar (ağız-boğaz) tipi olarak sınıflandırılan bu belirtilerin fark edildiği anda uzman bir nöroloğa başvurulması gerektiğinin altını çiziyor.

ALS vakaları kökenine göre iki ana grupta inceleniyor. Toplam vakaların %90'ını oluşturan "Sporadik ALS", nedeni bilinmeyen ve rastlantısal gelişen vakaları kapsarken; %10'luk kesimi oluşturan "Ailesel ALS" ise genetik mutasyonlar aracılığıyla nesilden nesile aktarılıyor. Günümüzde hastalığı tamamen ortadan kaldıran kesin bir tedavi yöntemi henüz bulunmasa da; ilaç tedavileri, fiziksel terapi, solunum desteği ve kapsamlı rehabilitasyon programları sayesinde hastalığın ilerleme hızı yavaşlatılabiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi