İran, Batı dünyasının uyguladığı ağır ekonomik izolasyona karşı can simidi olarak Hong Kong’u kullanmayı sürdürüyor. ABD Hazine Bakanlığı ve istihbarat raporlarına göre Hong Kong, İran’ın füze programlarından insansız hava aracı (İHA) üretimine kadar pek çok stratejik alan için gerekli olan Batı teknolojisini temin ettiği kilit bir merkez haline geldi. Şehirde şirket kurmanın hızı ve finansal hareket özgürlüğü, yaptırımların delinmesini kolaylaştıran en büyük etkenler arasında gösteriliyor.
Paravan Şirketler ve Teknoloji Transferi
ABD'li yetkililerin en büyük hayal kırıklığı, "kabuk şirket" (shell company) olarak adlandırılan yapıların bir gün içinde kapatılıp ertesi gün yenisinin açılabilmesi. Tahran merkezli Hamed Dehghan gibi isimlerin, kara listeye alınmalarına rağmen Hong Kong’da kurdukları yeni ağlar üzerinden milyonlarca dolarlık hassas ekipmanı İran Devrim Muhafızları Ordusu’na ulaştırdığı iddia ediliyor. Bu teknoloji transferinin içinde, bölgedeki saldırılarda kullanılan Shahed dronlarının kritik parçaları da yer alıyor.
Rakamlarla Hong Kong’un Rolü
Hazine Bakanlığı’nın güncel analizleri, Hong Kong’un İran için önemini somut verilerle ortaya koyuyor:
-
4,8 Milyar Dolar: 2024 yılında Hong Kong üzerinden gerçekleştirilen ve İran’ın gölge bankacılık faaliyetleriyle bağlantılı olduğu düşünülen işlem hacmi.
-
İkinci Sırada: Bu hacimle Hong Kong, 6,4 milyar dolarlık Dubai’nin ardından dünyada ikinci sırada yer alıyor.
-
366 Kuruluş: Kasım 2025 itibarıyla ABD, Çin ve Hong Kong merkezli en az 366 şirketi İran bağlantılı yaptırımlara dahil etmiş durumda.
Çin’in "Tek Taraflı Yaptırım" Reddi
Sürecin diplomatik tıkanıklık noktası ise Çin’in duruşu. Pekin yönetimi ve Hong Kong otoriteleri, Birleşmiş Milletler tarafından onaylanmayan ve ABD’nin "tek taraflı" olarak uyguladığı yaptırımları tanımıyor. Bu durum, ABD yasalarını ihlal eden şirketlerin Hong Kong yerel yasalarına göre suç işlememiş sayılmasına neden oluyor. Hong Kong'un en üst düzey yöneticisi John Lee gibi isimlerin de bizzat ABD yaptırımı altında olması, yerel otoritenin Washington ile iş birliği yapma ihtimalini neredeyse sıfıra indiriyor.
ABD’den Yeni Strateji: Adres Bazlı Yasaklar
Mevcut önlemlerin yetersiz kalması üzerine ABD Ticaret Bakanlığı strateji değişikliğine giderek doğrudan şirketleri değil, şirketlerin kurulduğu fiziksel adresleri hedef almaya başladı. Ekim ayında başlatılan bu uygulama ile fişlenen adreslerde kurulan herhangi bir yeni firma, daha işe başlamadan ağır kısıtlamalarla karşılaşıyor. Ayrıca ABD, İran'a hassas elektronik ürün sağlayan şebekelerin çökertilmesi için 15 milyon dolara varan ödüller vaat ederek özel sektör ve muhbirler üzerinden baskıyı artırmaya çalışıyor.