Kamboçya’nın kuzeybatısındaki Siem Reap kentinde yer alan ve Kmer İmparatorluğu’nun en güçlü döneminde inşa edilen Angkor Wat Tapınaklar Kompleksi, insanlık tarihinin en görkemli mimari miraslarından biri olarak zamana meydan okuyor. Yaklaşık 900 yıl önce inşa edilen ve ülkenin ulusal bayrağında dahi yer alan bu devasa yapı, sadece Kamboçya’nın kültürel kimliğini yansıtmakla kalmıyor; her yıl ağırladığı milyonlarca turist ile hazır giyim sektörünün ardından ülke ekonomisinin en büyük ikinci gelir kapısı olan turizm sektörünü tek başına sırtlıyor.
Ormanın derinliklerinde saklı kalan devasa antik kent
Yapımına 1100'lü yılların başında (12. yüzyılın ilk yarısında) Kral 2. Suryavarman tarafından başlanan Angkor Wat, ilk olarak bir Hindu tapınağı olarak tasarlandı. Yaklaşık 200 hektarlık (yaklaşık 280 futbol sahası büyüklüğünde) devasa bir araziye yayılan bu yapı topluluğu, bugün dünyanın en büyük dini yapısı unvanını elinde bulunduruyor. Duvarlarındaki ince taş işçiliği kabartmaları, surları ve çevresindeki dev su kanalları, dönemin Kmer İmparatorluğu'nun askeri ve mimari gücünü gösteriyor. Ancak imparatorluk 1400'lü yıllarda (15. yüzyılda) başkenti başka bir bölgeye taşıyınca, bu muazzam şehir kaderine terk edildi ve yüzyıllar boyunca tropikal ormanların ve dev ağaç köklerinin arasında sessizliğe gömüldü.
Dünyanın keşfettiği "Kayıp Şehir"
Angkor Wat'ın yeniden dünya sahnesine çıkışı, Fransız doğa bilimci Henri Mouhot’un 1860 yılında bölgeye yaptığı seyahat sonrasında kaleme aldığı etkileyici notlar ve çizimlerle başladı. Avrupa'da büyük yankı uyandıran bu günlüklerin ardından arkeologların başlattığı yoğun temizlik ve restorasyon çalışmaları, 1900'lü yıllar boyunca sürdü. Tapınaklar, Kamboçya'nın yakın tarihindeki kanlı iç savaşlara ve Kızıl Kmerler dönemindeki büyük yıkımlara rağmen mucizevi bir şekilde ayakta kalmayı başardı.
Yılda 2.5 milyon turist: Gün doğumu ritüeli
UNESCO'nun 1992 yılında bölgeyi Dünya Mirası Listesi'ne dahil etmesiyle koruma çalışmaları uluslararası bir boyut kazandı. Bugün adeta dev bir açık hava müzesi olan Angkor Arkeoloji Parkı’nı yılda ortalama 2,5 milyon turist ziyaret ediyor. Özellikle sabahın ilk ışıklarında, tapınağın önündeki gölete yansıyan o meşhur silueti ve gün doğumunu izlemek isteyen seyahat tutkunları; Siem Reap kentindeki oteller, rehberler, ulaşım şirketleri ve yerel esnaf için en büyük geçim kaynağını oluşturuyor.