Yaşlılığın yalnızca bedensel bakım üzerinden ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Zeynep Gümüş Demir, artan yaşlı nüfusun ruh sağlığını korumak adına geropsikoloji alanının stratejik bir ulusal öncelik haline getirilmesi gerektiğini açıkladı.

Yaşlanma Süreci Ve Geropsikolojinin Stratejik Önemi

Sağlık teknolojilerindeki gelişmelerle uzayan insan ömrü, yaşlı nüfusun bakım ve ruh sağlığı ihtiyaçlarına yönelik bütüncül planlamaları zorunlu kılmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2050 yılında 60 yaş ve üzeri nüfusun 2,1 milyara ulaşacağı öngörülmektedir. Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Zeynep Gümüş Demir, yaşlanmanın kendine has gelişimsel dinamikleri bulunan özel bir evre olduğunu ifade etmektedir. Yaşlılık alanında uzmanlaşmış profesyonellerin yetiştirilmesi, sağlık sistemi ile ekonomi üzerindeki yükün hafifletilmesi ve sosyal politikaların sürdürülebilirliği açısından geropsikolojinin stratejik bir ulusal öncelik yapılması hedeflenmektedir.

Toplumsal Algı Ve Yaşlanma Karşıtı Söylemlerin Etkileri

Türkiye'de yaşlılık olgusunun genellikle emekli maaşları, huzurevleri ve fiziksel hastalıklar üzerinden değerlendirildiği, ruh sağlığının ise ikinci plana atıldığı görülmektedir. Medya ve popüler kültürde yer alan yaşlanma karşıtı akımların bireylerde yaş alma sürecini utanılacak bir kusur gibi algılamasına yol açtığını belirten Doç. Dr. Demir, kırışıklıklar ve fiziksel yavaşlamalar nedeniyle suçluluk hissi oluşturulduğuna dikkat çekmektedir. Emeklilikle birlikte gelen işe yaramama hissi, ebeveynlik rollerinin değişmesi, akran kayıpları ve hareket kısıtlılığı bireylerin özerklik duygusunu zedeleyerek derin bir yalnızlık sürecini tetikleyebilmektedir.

Ruhsal Sorunlar Ve Bakım Verenlerin Durumu

Dijitalleşen dünyada işlem yapmakta zorlanan yaşlı bireylerin suiistimallere açık hale gelebildiği ve "kimseye yük olmayayım" düşüncesiyle sosyal izolasyona çekildiği gözlemlenmektedir. Yaşlılarda görülen depresyon veya anksiyete gibi durumların "yaşlılıktandır" denilerek geçiştirilmemesi, bunların tedavi edilmesi gereken ruhsal bozukluklar olarak ele alınması gerekmektedir. İleri derece kronik hastalara bakım veren aile bireylerinin yaşadığı fiziksel ve duygusal tükenmişlik de göz ardı edilmemelidir. Bakım veren yakınların psikolojik destek ve eğitimlerle güçlendirilmesi, yaşlı bireylerin korunmasında doğrudan etkili bir rol oynamaktadır.

1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Zeynep Gümüş Demir, toplumun yaşlı ruh sağlığına yaklaşımının geleceğe yapılan bir yatırım olduğunu vurgulamaktadır. Yaşlı dostu toplum yapısının oluşturulması, bireylerin onurlu ve mutlu bir yaşlanma süreci geçirmesine olanak tanımaktadır.

Yaşlanma sürecinin biyopsikososyal bir yaklaşımla ele alınması, yaşlı bireylerin ve ailelerinin yaşam kalitesinin yükseltilmesinde belirleyici rol oynamaktadır. Geropsikoloji alanına verilecek kurumsal ve akademik destekler, gelecekte tüm toplumun daha sağlıklı ve saygın bir yaşlanma evresi geçirmesine katkı sağlayacaktır.

Kaynak: Haber merkezi