İnsan beyni yalan söylerken muazzam bir "bilişsel yük" altına girer. Hem gerçeği gizlemek hem de tutarlı bir uydurma hikaye anlatmak zorunda olan beyin, bu stresi vücudun kontrol edilemeyen bölgelerinde dışarıya sızdırır. Profesyonel yalan yakalayıcılar, sadece kişinin ne dediğine değil, vücudunun ne anlattığına (mikro ifadelere) odaklanır. Birinin yalan söylediğini anlamak için kullanılan ilk teknik "Baseline" yani referans çizgisi belirlemektir. Kişinin normal, rahat bir andaki göz kırpma hızı, ses tonu ve el hareketlerini gözlemleyip, kritik bir soru sorduğunuzdaki sapmaları yakalamanız gerekir.
Örneğin, bir kişi yalan söylerken genellikle "göz kaçırır" sanılır ancak bu büyük bir yanılgıdır. Profesyonel yalancılar, inandırıcı olmak için normalden daha fazla ve rahatsız edici bir göz teması kurarlar. Ancak bu sırada göz kırpma hızları (blink rate) ani bir artış gösterir. Bir diğer kritik işaret ise "bilgi kurgulama" yönüdür. Sağ elini kullanan bir kişi genellikle bir anıyı hatırlarken sol üst tarafa bakarken, bir hikaye kurgularken sağ üst tarafa bakma eğilimindedir. Ayrıca, "distancing" (mesafe koyma) denilen bir dil oyunuyla, yalan söyleyen kişiler "ben" zamirini kullanmaktan kaçınırlar; "Arabayı ben almadım" yerine "O araba alınmadı" gibi daha anonim cümleler kurarlar. Bu içerikte, ayakların kapıya doğru yönelmesi (kaçış isteği), dudakların birbirine bastırılması (gerçeği saklama refleksi) ve ses tonundaki ani tizleşme gibi 10 profesyonel işareti detaylıca analiz ediyoruz. Bu tekniklerle artık sosyal ilişkilerinizde bir adım önde olacaksınız.