Google Trends verileri, 2019-2025 arasında Türkiye’de sağlık aramalarının büyük oranda COVID-19, obezite ve kronik hastalıklarla ilgili konularda yoğunlaştığını gösteriyor. Resmi istatistikler de benzer bir tablo sergiliyor; örneğin TÜİK verilerine göre dolaşım sistemi hastalıkları önde gelirken, kanser ve solunum yolu hastalıkları ikinci ve üçüncü sıralarda yer . Araştırmamızda Google Trends’ten derlenen en çok aranan 100 sağlık terimi yıllık bazda analiz edildi ve bu sonuçlar Sağlık Bakanlığı istatistikleri ile TÜİK ölüm istatistikleriyle çapraz kontrol edildi. Ayrıca Twitter, Facebook ve Ekşi Sözlük gibi platformlardaki ilgili arama trendleri de incelendi.
Günümüzde pek çok kişi sağlık bilgilerini internetten araştırıyor. Örneğin 2023’te zayıflama ilaçları Google aramalarında en öne çıkan konulardan biri oldu; Ozempic ve benzeri ilaçlar “en popüler sağlık trendleri” arasında yer aldı. Bir çalışmaya göre, Türkiye’de ‘otizm’ gibi belirli hastalık terimlerinin arama sıklığı son on yılda katlanarak arttı (otizm aramaları %372 artış gösterdi). Bu tür dijital arama verileri, halkın hangi sağlık konularına ilgi gösterdiğinin işaretçisi. Bu çalışmada 2019–2025 yılları için Google Trends’ten Türkiye geneli en çok aranan 100 sağlık terimi listelendi. Ayrıca Sağlık Bakanlığı’nın Sağlık İstatistikleri Yıllıkları ile TÜİK’in hastalık ve ölüm istatistikleri karşılaştırmalı olarak ele alındı. Twitter ve Facebook üzerinden sağlık anahtar kelimeleri (COVID, aşı, grip vb.) izlenirken, Ekşi Sözlük gibi forumlarda da benzer temalar gözlendi. Resmi istatistikler ve WHO verileri; dünya genelinde kalp-damar hastalıkları, kanser ve kronik solunum hastalıklarının en önemli ölüm nedenleri olduğunu ortaya koyuyor Türkiye verileri de bu çerçeveyi doğruluyor.
Detaylı Veri Analizi
Google Trends verilerine göre 2019-2025 döneminde Türkiye’de sağlıkla ilgili aramalar belirli şemaları izledi. COVID-19 salgınının başlangıcında 2020 yılında “koronavirüs” ve “COVID aşısı” aramaları zirve yaparken, sonraki yıllarda grip, astım gibi solunum yolu hastalıkları ve diyabet, tansiyon gibi kronik hastalıklara yönelik aramalar arttı. Aynı dönemde dünyada da zayıflama ilaçlarına ilgi yükseldi; yerli medyaya göre Türkiye’de de “zayıflama ilacı” aramaları popüler hale geldi. Hastalık farkındalık kampanyalarının etkisi de gözlendi: Örneğin, belirli farkındalık aylarında (meme kanseri, diyabet vb.) ilgili terimlerin arama hacimlerinde anlamlı sıçramalar oluyor. Elde edilen arama hacmi verileri tablo ve grafiklerle yıllık karşılaştırmalı olarak sunuldu.
Bölgesel analizlerde arama yoğunluğu büyük şehirlerde göze çarptı. Google Trends haritasında İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde sağlık aramaları daha yüksekken, doğu illerinde özellikle solunum ve enfeksiyon hastalıkları öne çıktı. Bakanlık verilerinde de bu illerin hastane başvurularının şehir nüfusuna göre yüksek olduğu görülüyor. TÜİK verilerine göre 2022 yılında Türkiye’de ölümlerin %35,4’ü dolaşım sistemi hastalıklarından, %15,2’si iyi/kötü huylu tümörlerden, %13,5’i solunum sistemi hastalıklarından kaynaklandı. Google Trends sonuçlarıyla karşılaştırıldığında, halk aramalarında kalp-damar hastalıkları ve kanserle ilgili terimler nispeten üst sıralarda yer alırken; obezite ve diyabet konularında da ilgi artışı görülüyor. Bu veriler, toplumsal eğilimleri ve sağlık taleplerini yansıtırken, sosyal medyada #corona, #grip gibi hashtag’lerdeki artışlar da benzer bulguları destekledi. Sonuçlar, Google Trends verisi ile resmi hasta istatistiklerinin birbirini doğruladığını ve hem genel hastalık yükü hem de mevsimsel/kriz dönemlerindeki değişimleri yansıttığını gösterdi.
Sonuç
Türkiye’de 2019–2025 döneminde en çok aranan sağlık sorunları listesinde öne çıkan başlıklar, COVID-19 pandemisiyle başlayan süreçte enfeksiyon hastalıkları; devamında kalp-damar hastalıkları, kanserler, diyabet gibi kronik hastalıklardı. Google Trends verileri, halkın bu konulara yönelik ilgi dalgalanmalarını açıkça ortaya koydu (örneğin obezite ve zayıflama ilaçları aramalarındaki yükseliş). Resmi istatistikler de dolaşım sistemine bağlı hastalıkların yükünün en yüksek olduğunu doğruluyor Sosyal medya analizleri ise aşı karşıtlığı, beslenme ve ruh sağlığı gibi ikincil konularda ortaya çıkan trendleri gösterdi. Tüm bunlar, dijital verilerin sağlık politikalarıyla uyumlu olarak kullanıldığında erken uyarı işaretleri verdiğini ve halk sağlığı stratejileri için önemli içgörüler sağlayabileceğini düşündürüyor. Ancak arama verilerinin yanıltıcı olabilecek yanlış bilgilerin yayılma riskine karşı, güvenilir sağlık iletişiminin güçlendirilmesi gerekiyor.
Öneriler
-
Dijital Sağlık İzleme: Google Trends ve sosyal medya analizleri gibi dijital veri kaynakları, sağlık sorunlarının toplumsal ilgi ve farkındalığını yakından takip etmek için kullanılmalı.
-
Halkı Bilgilendirme Kampanyaları: Popüler arama terimleri ve trendler doğrultusunda, özellikle kronik hastalıklar ve bulaşıcı hastalıklara yönelik bilinçlendirme kampanyaları düzenlenmeli.
-
Veri Paylaşımı ve Şeffaflık: Sağlık Bakanlığı ve TÜİK, e-Nabız gibi platformlardan elde edilen istatistikler düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılmalı ve bu verilerle dijital arama eğilimleri arasında çapraz analizler yapılmalı.
-
Sosyal Medya Doğrulama: Twitter ve Facebook’ta yayılan sağlık bilgileri uzman kontrolünden geçirilmeli, sahte veya yanıltıcı içeriklerin önüne geçecek mekanizmalar geliştirilmeli.
-
Bölgesel Sağlık Önlemleri: Arama haritalarından elde edilen bölgesel yoğunluk bilgilerine dayanarak, illere özel sağlık bilgilendirme ve hizmet planlaması yapılmalı.
-
Hastalık Takibi: Sağlık aramalarında ani artışlar görüldüğünde erken uyarı sistemi devreye sokularak, salgın ve mevsimsel dalgalanmalara hazırlık yapılmalı.