Aylardır, hatta yıllardır kadınların dillerinden düşürmediği “İstanbul Sözleşmesi” bir gecede yok oldu.

İstanbul'da imzaya açıldığı için ‘İstanbul Sözleşmesi' ismiyle anılan, kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak amacını taşıyan sözleşme Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde AKP, CHP, BDP ve MHP’nin oylarıyla ve oybirliği ile kabul edilmişti.

Sözleşme 2011 yılında İstanbul’da imzaya açıldı, 2014 yılında da yürürlüğe girdi. Bu nedenle de “İstanbul Sözleşmesi” adını aldı. Halen Avrupa Birliği ve 46 ülkenin sözleşmenin altında imzası bulunuyor.

Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında kabul edilen, uluslararası bir sözleşme özelliği taşıyan İstanbul Sözleşmesi'nin Türkiye tarafından feshedilmesine toplumun çok geniş kesimlerinden tepki yağdı.

 

***

Kadın cinayetleri ve kadına şiddet artışının yüzde 1000’lerle ifade edildiği ülkemizde son 65 günde 68 kadın öldürüldü.

Kadına şiddet ve kadın cinayetleri olmasın temennileriyle girdiğimiz 2021’in daha ilk gününde kadın cinayeti işlendi.

Ertesi gün bir kadın daha öldürüldü.

Geldiğimiz nokta, son 65 günde 68 kadın cinayeti.

Hal böyleyken biz kadına şiddeti ve kadın cinayetlerini önleyecek olan sözleşmeyi iptal ettik.

 

***

Bu konuda toplumun çeşitli kesimlerinden tepkiler geldi, eylemler yapıldı.

Eskişehir’de de başka kadın örgütleri olmak üzere sivil toplum kuruluşları tepkilerini dile getirdi.

Kadınlar İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiğimiz kararnameyi kabul etmediklerini haykırıyorlar.

 

***

Eskişehir Baro Başkanı Avukat Mustafa Elagöz, yaptığı paylaşımda tepkilerini dile getirirken, görüşlerini de şöyle açıklıyor.

“Yetki ve usulde paralellik ilkesi gereği, TBMM tarafından onaylanarak yürürlüğe giren uluslararası bir antlaşma ancak Meclis kararı ile feshedilebilir. Yürütme organı olan Cumhurbaşkanı'nın, Yasama organının yetkisini gasp ettiği görülmektedir. Anayasamızın 90.maddesi ve 104.maddelerine aykırı olarak İstanbul Sözleşmesinin feshedilmesi ülkemizdeki yönetim biçimini ve hukukun bir kez daha açıkça ihlal edildiğini göstermektedir. Bu ihlaller maalesef ne ilk ne de son olacaktır. Reform adı altında geçtiğimiz günlerde açıklanan İnsan Hakları Eylem Planının açıklanmasından çok kısa bir sonra Anayasa yok sayılarak yapılan bu fesih işlemi hukuken YOK hükmündedir.

Ayrıca her reform paketi açıklamasından sonra ülkemizi daha geriye götüren bir uygulamalar silsilesi karşımıza çıkmaktadır. Lütfen reform falan yapmayın, yapacağınız en iyi reform mevcuda dokunmamak olacaktır.”

 

***

Bu karar daha çok ses getirecek, kadınlar bu işin peşini bırakmayacak gibi görünüyorlar.

Bunun sinyalleri daha önceden verilmişti, Saadet Partisi ve bazı kesimlerin istemediği sözleşme artık yok.

Yani sözleşme siyasete kurban gitti.