SAĞLIK & YAŞAM

Saç Dökülmesi ve Çarpıntısı Olanlar Dikkat!

Prof. Dr. Ebru Menekşe, tiroit hastalıklarının belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında uyardı. Çarpıntı, halsizlik ve saç dökülmesi tiroit habercisi olabilir mi?

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ebru Menekşe; çarpıntı, ani kilo değişimi, halsizlik, saç dökülmesi ve kronik yorgunluk gibi şikayetlerin tiroit hastalıklarının habercisi olabileceğini açıkladı. Boynun ön kısmında yer alan ve vücudun metabolik dengesini yöneten tiroit bezindeki sorunların, doğru ilaç tedavisi ve düzenli takiple ameliyatsız çözülebileceğini belirten Menekşe, cerrahi gereken durumlarda ise uzmanlığın kritik olduğunu vurguladı.

Metabolizmanın Gizli Kahramanı: Tiroit Bezi

Tiroit bezinin kalp ritminden vücut ısısına kadar pek çok sistemi etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Menekşe, hastalıkların çoğu zaman basit bir halsizlik gibi maskelenebildiğini söyledi. Erken tanının önemine dikkat çeken uzman, "Hipotiroidi, hipertiroidi ve nodüler hastalıklar gibi farklı durumların doğru analiz edilmesi, hastanın yaşam kalitesini doğrudan etkiler" dedi.

"Doğru Tedaviyle Ameliyat Şart Değil"

Tiroit nodülleri veya fonksiyon bozuklukları olan her hastanın bıçak altına yatması gerekmediğini belirten Menekşe, endokrinoloji uzmanlarıyla yürütülen ortak süreçlerde, birçok vakanın sadece ilaçla kontrol altına alınabildiğini ifade etti. Cerrahi müdahalenin ancak ilaçla sonuç alınamayan veya kanser riski taşıyan durumlarda, en uygun zamanda yapılması gerektiğini kaydetti.

Hassas Bölge, Hayati Risk: Ses Telleri ve Kalsiyum Dengesi

Ameliyat kararı alınan hastalarda deneyimli ekiplerin önemine vurgu yapan Menekşe, "Tiroit bölgesi ses tellerini kontrol eden sinirler ve kalsiyum dengesini sağlayan paratiroit bezleri gibi çok hassas yapılara ev sahipliği yapar. Bu yapıların korunması, operasyonun başarısı ve hastanın ameliyat sonrası ses sağlığı için belirleyicidir" uyarısında bulundu.

Multidisipliner Yaklaşım Başarıyı Getiriyor

Tiroit hastalıklarında radyoloji, patoloji, nükleer tıp ve endokrinoloji branşlarının birlikte çalışmasının önemine değinen Prof. Dr. Menekşe, yüksek çözünürlüklü ultrason ve ince iğne biyopsisi ile kişiye özel tedavi planları oluşturulduğunu belirtti. Özellikle tiroit kanseri vakalarında bu çok yönlü yaklaşımın, hastalığın kontrol altında tutulmasında anahtar rol oynadığını ekledi.