19 Şubat itibarıyla adım attığımız Ramazan ayında, vücudun biyolojik saati yeni bir ritme uyum sağlamaya çalışıyor. Gece uykusunun sahurla kesilmesi, melatonin salgılanmasını ve uyku döngülerini etkilese de, akıllıca planlanmış bir takvimle bu süreci verimli geçirmek mümkün. Uyku kalitesini korumak, sadece gün içindeki performansınızı artırmakla kalmaz, aynı zamanda sabır ve hoşgörü gerektiren bu ayda sinir sisteminizi de dengeler.
Sahur ve Uyku Planlaması Nasıl Yapılmalı?
Ramazan’da kesintisiz uyku zor olsa da, uykuyu bölümler halinde planlamak en mantıklı çözümdür:
-
Erken Yatış: Gece uykusunun en verimli olduğu 23.00 ile sahur vakti arasındaki süreyi mutlaka değerlendirin.
-
Sahur Sonrası Dinlenme: Sahurdan hemen sonra mide dolu olduğu için derin uykuya geçmek sindirimi zorlaştırabilir. Eğer imkanınız varsa, sahurdan sonra 30-45 dakika bekleyip ardından kısa bir süre daha uyumak günün ilk saatlerindeki yorgunluğu alır.
-
Blok Uyku: Uzmanlar, gece toplamda en az 5-6 saatlik bir "blok uyku" almanın zihinsel fonksiyonlar için şart olduğunu belirtiyor.
İftar Sonrası Ağırlık Hissine Dikkat!
İftarda tüketilen ağır ve karbonhidratlı yemekler, vücudun tüm enerjisini sindirime harcamasına neden olarak ani bir uyku bastırmasına yol açar:
-
Hemen Uyumayın: İftardan hemen sonra koltukta uyuyakalmak, gece uykusunun kalitesini bozar ve mide reflüsünü tetikler.
-
Hareket Edin: İftar sonrası yapılacak 15-20 dakikalık hafif bir yürüyüş, kan şekerini dengeler ve gece daha rahat bir uykuya geçmenizi sağlar.
Gün İçinde "Kaylule" (Şekerleme) Avantajı
İslam geleneğinde de yeri olan ve bilim dünyasının "Power Nap" dediği kısa gündüz uykuları Ramazan'da hayat kurtarıcıdır:
-
Zamanlama: Öğle saatlerinde yapılacak 20-30 dakikalık kısa bir şekerleme, beyni resetleyerek dikkati artırır.
-
Süre Sınırı: Gündüz uykusunun 1 saati aşması, gece uykusuna dalmayı zorlaştıracağı için alarmla kontrol edilmelidir.