Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluk sonrası vücut dengesini korumak, doğru beslenme alışkanlıkları ve sıvı alımıyla mümkündür. Sahurdan iftara, uyku düzeninden egzersize kadar sağlıklı bir oruç süreci için bilmeniz gereken tüm detayları bu rehberde bulabilirsiniz.

Ramazan ayı, hem manevi bir arınma dönemi hem de vücudun dinlendiği özel bir zaman dilimidir. Ancak yaklaşık 15-16 saati bulan açlık süreleri, doğru planlanmadığında kan şekerinde düşmelere, halsizliğe ve sindirim sorunlarına yol açabilir. Sağlıklı bir birey için oruç tutmak, metabolizmayı yenileyen bir süreç olsa da bu sürecin "kıtlık" moduna dönüşmemesi tamamen bizim elimizdedir. Bu rehberde, beslenme uzmanlarının önerileri ve bilimsel veriler ışığında, Ramazanda sağlığınızı nasıl zirvede tutabileceğinizi adım adım inceleyeceğiz.

Sahur Öğününü Asla Atlamayın

Sahur, gün boyu ihtiyaç duyacağınız enerjinin temel kaynağıdır. Birçok kişi uykusunu bölmemek adına sahura kalkmadan oruç tutmayı tercih etse de bu durum metabolizma hızının yavaşlamasına ve kas kaybına neden olabilir. Sahurda protein ağırlıklı beslenmek, tokluk süresini uzatan en önemli faktördür. Yumurta, peynir ve yoğurt gibi kaliteli protein kaynaklarının yanı sıra tam tahıllı ekmekler tüketerek kan şekerinizin gün boyu dengede kalmasını sağlayabilirsiniz. Ayrıca tuzlu gıdalardan kaçınmak, gün içindeki susuzluk hissini minimize edecektir.

Depresyon Oruç

İftarda Midenize Yüklenmeyin

Uzun süreli açlıktan sonra iftar sofrasına oturulduğunda hızlı ve çok yemek yeme eğilimi oldukça yüksektir. Ancak beyne doyma sinyalinin gitmesi yaklaşık 20 dakika sürer. İftara su veya bir adet hurma ile başlayıp, ardından ılık bir çorba içmek en sağlıklı yöntemdir. Çorba sonrası yemeğe 10-15 dakika ara vermek, midenin sindirime hazırlanmasına yardımcı olur. Ana yemekte ise kızartmalar yerine ızgara, haşlama veya fırın yemeklerini tercih etmek, mide yanmalarını ve hazımsızlığı önlemenin anahtarıdır.

Sıvı Tüketimini İftar ve Sahur Arasına Yayın

Gün boyu susuz kalan vücudun elektrolit dengesini korumak için iftar ile sahur arasında en az 2-2.5 litre su içilmesi gerekir. Ancak bu miktarı tek seferde tüketmek yerine zamana yaymak böbreklerin yükünü azaltır. Su içmeyi unutmamak için başucunuzda mutlaka bir sürahi bulundurun. Çay ve kahve gibi içecekler idrar söktürücü (diüretik) etkiye sahip olduğu için vücuttan su atılmasına neden olur. Bu nedenle içtiğiniz her bardak çay için fazladan bir bardak su tüketmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.

Şerbetli Tatlılar Yerine Meyve ve Sütlü Tatlılar

İftar sonrası yükselen kan şekeriyle birlikte gelen tatlı krizleri, genellikle ağır şerbetli tatlılarla bastırılmaya çalışılır. Oysa bu tür tatlılar ani insülin salgılanmasına ve sonrasında daha fazla acıkmaya neden olur. Tatlı ihtiyacınızı taze meyveler, kuru yemişler veya az şekerli sütlü tatlılarla (sütlaç, güllaç gibi) gidermek hem kalori alımını dengeler hem de sindirimi kolaylaştırır. Tatlıyı iftardan hemen sonra değil, en az 1-2 saat sonra tüketmek metabolizmanız için çok daha verimli olacaktır.

Ramazanda Fiziksel Aktivite ve Uyku Düzeni

Oruç tutarken hareketsiz kalmak sindirimi zorlaştırabilir. İftardan yaklaşık 1 saat sonra yapılacak 30 dakikalık hafif tempolu bir yürüyüş, metabolizmanın canlanmasını sağlar ve kabızlık gibi sorunların önüne geçer. Uyku düzeni ise hormonal denge için kritiktir. Sahur nedeniyle bölünen uykuyu, gün içerisinde kısa şekerlemelerle veya gece erken uyuyarak telafi etmek gerekir. Yetersiz uyku, vücudun stres hormonunu artırarak gün içinde daha fazla acıkmanıza ve sinirli olmanıza yol açabilir.

Kaynak: haber merkezi